Güz gelsin'
Susuz yazın tozlu yamacına.
Can bulsun kuru tabiat nemiyle
Güz gelsin.
Serinlemek için soyunan.insana
Frenk Kafkasya'da
Latin Amerika'da..
Güney Afrika'nın en ucunda..
Uzakdoğu'da..
Hep yanında frenklerin.
Elleri müslüman kanında.
Asırlık çınarın gölgesine iğreti sığınmış,
Duvar önünde dipdibe tabureler sığışmış
Yaldızlı bardak,paslı nargile ve fildişi tavla,
İçli bir hicaz geçer bu avareliğe mecazla.
Haydi felahın Hakka kulluk olduğunu haykıralım.
Nefsin esiri olan heva ve heves mahkumlarına.
Zevk,sefa ve aldanmayla geçen dünya hayatı,
Elden dilden gönülden serdeder onun fıtratında.
Dil ne bilir şekeri şerbeti
Aldığın lezzeti baldan mı sandın?
Ne arı, ne ağaç verir nimeti,
Elmayı, narı daldan mı sandın?
Baharı gönderir al gelin gibi,
Marifeti bilmeden,
Ne gerek var ki söze..
Dediğin kocaman bir hiç...
Hakikati görmeden,
Ne gerek var ki göze..
Gördüğün hiç ender hiç..
Ey hürriyet peşindeki faniler.
Ruhların mahbesidir dünya...
Cana hapis gibi yaniler,
Şeytanın sahnesidir dünya...
ibrâhîm
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim
Dağa verilen yükle yüklü bedenin,
Düşünmeden ol nimete belendin
El ve ayakla dünyaya debelendin,
Şükretmeyi bir şeytanla terkettin.
Eski devirde insan
Hakk ve Resule aşık.
Devrinde Mürşide merbut.
Hak rızasına vurgun yaşayan.
Yine de gözyaşına boğuk.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!