Ali deyip cem duran erenler,
Nerdesiniz?
Zulüm kat kat binerken bu göğün altına,
Küfrün gölgesi uzarken alnımıza,
Allah’ın kılıcı diye andığımız adalet,
Ali nerdesin?
Dağdan inen,
Posta oturur,
Oturup postu
Beğenmeyen.
Güdülmeye meraklı,
Anne, senin ellerin
Bir liman gibi açıldı bana
Ve ben, fırtınalı gecelerde
Sığınacak bir dal aradım
Bir gece vakti
çığlıklar resmî dile çevrilmişken
bu memlekette
seni tanıdım.
Takvimler susuyordu,
Bölüm I – Yalnızlık ve Kapanış
Şimdi güneş doğup açmaz, kuşlar uçmaz,
Sevdalıları kalmaz; düşmüşüm bir dara.
Yolum yok, sokaklar kalkmaz,
Sesim sesine ulaşmaz.
Meyhâne-i devrân kuruldu, sâkî tebdîl
Kadeh zer ü hun, adl inceldi, hak oldu ta‘tîl
Gül eyledi cülûs, bülbülün oldu lisanı
Bâğbân hâbda, her yâna serpildi sîm-i dil
Kasr-ı saltanatın âyînesi dûd-âlûd
Benim yaram derindir, derin
Söyletmeyin beni şimdi
Usandım
Gâvur padişahı
Rezilliğiyle yüzleştirmekten
Bre gâvur padişah
Bitmez mi zulmün
Bitmez mi sözün
Sen necesin
Ben neceyim
Ölürüm kardeş
Bu zulüm böyle gider
Kanlı çark döndükçe döner
Bu çarkın yağı kandır
Başımızdaki padişah
Şu nehrin suyu soğuk akar
Yanı sıra kan akar
Akar da
Kan otu kurutur
Her feryat




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!