Canı aşikâr eyler gönül
Ferman dinlemez gönül
Hak kapısına dayanmış gönül
Fetva dinlemez gönül
“Ben” dediğimde ürperir kürsüler
Sessizlikle örülmüş bu
Şehrin boş sokaklarında
Ölüm bekçi gibi dolaşıyor
Ve her damla kanı
Çürümüş bir tat gibi kokluyor
I
İkilik kinini içinden atmayanın
Diline düşen söz yük olur
Mürşit olup hırka giysen ne çıkar
Göğsünde kin durur iken irfan durur
Ve Tanrı kadını yarattı,
ama iktidar onu susturmak istedi.
Adını koydular:
anne dediler,
eş dediler,
Yiyin efendiler, yiyin kana kana,
gün gelir sizin de boğazınız kesilir!
Gökten sofra indirdiniz, altın tabak,
kristal kadeh, domuz yağıyla parlayan etler.
Gülüşünüz saraylarda yankılanırken
bizim çocuklar açlıktan dişlerini kemiriyor.
Durdurulamaz bir inançla ördük ruhumuzu,
Babai ateşi hâlâ közdür içimizde;
Aşıkpaşa’nın diliyle değil,
Kılıç Artığı köylünün suskun öfkesiyle konuşuruz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!