EVRENİN EFENDİSİ
En güzel isimler O’nun
O ki Efendisi Evrenin
Gözlerimi gözlerine dikeyim
Gezineyim ayak izinde
DÜNYA HALİ
İşimiz zor
Hayat bir keşmekeştir artık
Sevda askıya alınmıştır
DEVRİM
Yürüdüler ama bir adım ileri giderdik
Gittikleri yol yanlıştı baş edemedik
Oldukları yerde saydılar
AŞK YANGINI
Her şeyi düşünebilirsin hakkımda
Sevmek suçsa suçluyum ben
Sevmek günahsa bu benim günahım
Bu suçta senin de payın tok mu
AŞK SARAYI
Aşk sarayında bir ferahfeza ayini başlar
Bir eşsiz şehrayin olur ta sabaha kadar
Sarmaşıklı evin çevresi baştan başa alaim-i sema
İHANET KOL GEZİYOR
Havada bulut var
Hain düşler kol geziyor bulvarda
Bu düşleri havada avlamalı
Diyor diyor diyorum
15 TEMMUZ ŞEHİTLER DESTANI
8
Tankların önünde duruyor bu millet
MAHMUT ENİŞTE 1
O küçük halamızın kocası. Küçük hala derken boyu, cüssesi küçük halayı kastediyorum. Aslında ortanca hala O. Fatma halam. Hiç çocuğu olmayan hala. Ondan yaşça küçük, bedence büyük hala var. Adı Ayşe. Ama bir küçük hala deyince Fatma Halamı kastediyoruz.
Onu da o zamanın âdetine uyarak genç yaşta evlendirdiler. Mesleği marangozluk olan Mahmut Enişte, şen şakrak bir adamdı. Haftada bir eşiyle beraber oturdukları gölcükten kalkıp İzmit’te oturan dedemlere gelirlerdi. Bizim ev de dedemlerin çok yakınında iki ev ötesindeydi. Onların geleceği gün belliydi. Sanırım Pazar günü. Hafızam beni yanıltmıyorsa tabii. O günü iple çekerdik.
Sebep halamıza olan aşırı sevgimiz değildi. Asıl neden halamızın şen şakrak, esprili kocası Mahmut Enişte idi. Televizyonun olmadığı bir zamanda sokak oyunlarından başka tek eğlencemiz oydu.
Şimdi doğuştan bir meddah olduğunu düşündüğüm rahmetli biz çocukların dünyasında ne büyük ve ne güzel bir yer tutuyordu. Onların o birer ruhani varlıklar gibi sokağın başından süzülüp geldiklerini gördük mü sevinçten uçardık.
Şiir Okuruna Notlar:
2
Fen Lisesi öğretmenliğim yıllarında yazdığım şiirlerden. Bu öğrencilerin zeka pırıltıları beni aydınlatmış bu şiirlere ilham kaynağı olmuştu. Derslere hep bir şiir kitabıyla giriyordum. Ders bitince onları serbest bırakıyordum şiir kitabını açıyordum. Benlik şiirleri o zaman yazıldı. O günlerde Behçet Necatigil’in kitaplarını bilmem kaçıncı defa okuyordum. Birinci cilde ilaveten bir dostumun evinde bulup aldığım, hala geri vermediğim vermeye kıyamadığım bu kitapları ezberlercesine tekrar ediyor, yutarcasına okuyordum. Derslerde şiir okumamı istiyorlar, ben de onlara ünlü şairlerden en güzel şiirleri okuyordum. Bir sınıfta okuyunca öbür sınıflar duyuyor, onlar da isteklerini bildiriyorlardı. Ayrıca kendi şiirlerimi de okumamı istiyorlardı.Ben bu konuda biraz cimri davranıyordum. Onlara şiirlerimi yayınladığım siteleri tanıtıyor, oradan kendilerinin okumalarını salık veriyordum.




-
İsmail Karaosmanoğlu
Tüm Yorumlarhaydi şair dostlar görüşelim