Şafağında günler sayıp
Benden bir iz arıyordun
Mazilere dalıp dalıp
Akkuş gibi, süzüyordun.
nasıl unutabilirim
bir çay gibi buğulu
sıcaklığında gözlerin
içimdeki gülüşünü.
Bak; Ahmet işine, herkes kendine
Dil, dile sebeptir, sen üfledikçe.
Gerisini sorma, düşte dengine
Hiç görmese bu gözlerim seni,
Hayalini resmeder çizerdi,
Bilsem de unutup gittiğini,
Ellerim yine de gül sunardı.
Yazarsam hatamı şu Dünya' da,
sen baktıkça gözlerim nemleniyor
umutların çiçek açtığı bir yerde.
gelip geçiyor zaman bil ki gönül
sitemli ve kederli.
Kuruttum dağlarda gül çiçeğimi
Ben bir yaralıyım kör sevdalardan
Nasılda unuttum bu gerçeğimi
Sevende ayrıldı zor vedalardan
öyle özledim ki unutamadım
müptelası olduğum hercai düşlerimde
kar uykumu sabahlara asmışım
şimdi düşündüm de düşlerim sende
elveda demeni bende istemedim bir tanem
düşünürüm bazen
düşüncesizliğin düşüncesini
gölgelerin karanlığında
duygularımı dökerim satır satır
göz yaşlarımın arasına
delisin diyorlar bana
şubat ayı ile sonbahar ayazında
yokluğunun kahrolası etkisinde
bir kırlangıç hikayesi bizim ki
dilsiz düşlerde
büyümek ağrısı ile başladı
eylülde gözlerin sancısı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!