Eminim varlığımdan
Bir köşesinde aklının ve hâlâ diri
Tuttuğun elleri nasıl da ben gibi tutarsın
Ve kimleri benzetmeye çalışırsın bana
Bak bu sonuncusu tutacaksa yerimi
Tut ellerimden bir daha
Dert keder eksik olmuyor başımızdan
Kara bulutların arasından isterim
Güneş gelsin
Madem yorulduk ikimiz de yaşamaktan
Utanmadan yaşımızdan, ölelim mi
Asla şikayet etmem yalnızlığı,
Kederimin gürültüsü kalabalıktan.
Bu değersiz ve düşüncesiz,
Bu gittikçe yayılan sapkın akımdan.
Çeksem çekeceğim kendimi;
Ama sırtımı verdiğim duvar,
Ana sen bir çınar ağacısın bunu bil
Gölgende kurulmuş vatan
Dökme yapraklarını ne yaparız
Bu güneş, bu rüzgar bize düşman
Bu yüzden karanlıkta her yanımız
Kederden büyüyememiş fidan
Seni sevmek şair işi oldu artık.
Seni bilmek hasret gerektirir yanında.
Hitap etmek sana; sanattır, şiirdir,
Ve hatta senle konuşmak,
Bütün kabusların yanında,
Masum bir rüya halidir.
Eğer yalnızlık başına vurursa birden
Sarılacak birilerine ihtiyacın olursa
Ve bir anda vazgeçmek istersen kendinden
Haber et orada olacağım
Buz gibi soğursan insanlardan
Ne güzel yüzün var, ne de özel yanın
Nedir seni böylesine ayrı yapan
Sen misin çok değerli kadın
Yoksa ben miyim sana değer katan
Yol benim, yolcu benim.
Gittikçe uzayan bu asfaltlar,
Kendince korsanların,
Herkesçe devlet ağabeyin.
Sorsan vatan derler bu topraklara
Ayrılık kuşları konmuşsa penceremize
Rüzgar eskisinden de serin esiyorsa artık
Ve hiç rastlayamıyorsak etrafta izlerimize
Sanırım ayrılmışız
Özlem hiç çalmamış olmalı kapımızı
Seni de sevmek isterdim elbet
Kalplerimiz aynı atsaydı
Elini sımsıkı tutardım elbet
Ruh bedende kalsaydı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!