Acı Kahve
İçtiğim kahve kadar acı keşkelerim,
Gece büyür içimde suskun hecelerim.
Kimse bilmez içimdeki kırık yerlerim,
Gülüşüm gizler hepsini, ıslanır gözlerim.
Yollar uzar içimde sessiz adımlarım,
Sabah ağır bastı yine üstüme
Sesler doldu baktım iç sesime
Bile bile mi attılar ateşe
Kim ne der korkusu düştü peşime
Ben şiirleri böyle bilmezdim...
Şu kararmış gökyüzünden boşalırken damlalar,
Gözlerimden dudaklarıma süzülen her damlada sen varsın.
Rüzgar buzdan bir zırh gibi sararken göğsümü,
Senin sıcaklığınla boğdum içimdeki bu soğuk hüznümü.
Karanlık dolanırdı, ruhumun dallarına,
Bir sarmaşık büyürdü, geçmişin yollarına.
Düğümlerde boğulurken, nefes almak zordu yar,
Meğer her kışın sonunda, bir avuç güneş varmış.
Gözlerinde buldum ben, o en güzel rüyayı,
Başka bir şey düşünürken,
Sesin geldi aniden.
Tam unuttum derken bak,
Çıktın yine karşıma.
Kaçacak yer yok, dünya sensin
Kelimeler birikmiş göğsümün kafesinde
Her şeyi söylemek var aslında bir nefeste
Ama dilim dönmüyor, sanki yollar kapalı
Sessizliğim bu yüzden, içim sana yaralı
Bakıyorum yüzüne, anlatacak çok şey var
Eski rayda yeni yol alınmazmış,
Yandık ama külden de korkulmazmış.
Sevgiyle şifa bulmayan o dertten,
Sil baştan doğmak hiç ayıp olmazmış.
Vuslat için bazen hicret gerekirmiş,
Dışarda yağmur usulca yağar
Sen geçtin önümden zaman durur
Toprağın kokusu içeri dolar
Baktım sadece ben öylece kaldım
Gökkuşağı geçti birden içimden
Dalgalar vurur kıyıya
Çekilir yine usulca
Gönül bilmez bitmesini
Döner durur gizlice
Rüzgar sormaz izinden
Yollara düştüm bir gün, içimde bin bir umut,
Bizi bir durak boyu, karşıladı bir bulut.
Gök delindi o sabah, sırılsıklam ıslandık,
Biz o yağmurun içinde, birbirimizde uyandık.
Siyah beyaz hırkanla, buz mavisi bir kotun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!