kendine dolanan yılan
…...şehvetinden kalma
…………..kırıklık
yankıma kurba kulaklı
acım burkmadı
ne zaman bir ölü geçse huzurdan
......kan tutuyor zamanı
hafızann o derin kuyuları
...hançereden yüreğe uzanan ırmaklar
bir sıkışır bir patlar volkan
ne zaman bir ölü geçse huzurdan
ne zaman bir sudan
…başka bir suya geçse
ayaklarımız
açılıyor göz kapaklarımız
oysa gözlerimiz hep kapalı
Gelmişin geçmişi
Geçmişin gelmişi olmadığında
Ne ben, ben olacağım
Ne sen, sen olacaksın
Bitmişi olacak her şey
yassı bırakılmış izinlerde bezgin çiçek satıcısı
büyüyen koridorlarda tutsak onbaşı
aşk bir meridyendir dört dakikadır birler arası
sen şimdi beş milyon ölçekli bir haritasın
kırmızı tenin kan ayazı dokunulmamış yerin yok
geçmişini kaybetmiş bir rüzgar
…nasıl savurursa yaprakları
biz de öyle savurduk yılları
öfkeliydik
bize sorulmadan çağrıldık diye
Ardışık değil geceler
Ama yine de ard arda
Senin için arası boş
Bana sorarsan
Yine de ard arda
Arası boş geceler.
Telefonda bana ayrılalım dediğin gece
Ağlayarak sen kendini
Ne zannediyorsun demiştim
O seni küçümsediğimden değil
Bana verdiğin acının büyüklüğündendi.
...............'şeytan da bir melekdi
..................................senin gibi
gün geçti toprağımın üzerinden
raks etti sabah akşam güneşle ay
anılar birbirini kovaladı
Attığım her adım
Daha bir kuvvetli
Geçen her gün
Bana biraz daha güç
Biraz daha azim katıyor
Artık ne umutsuzluk




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!