XVI
ay ışığında
aç kurtları görünce
salto dururdu
güçsüzlere sırtlanken
...............................'Sonsuz bir yer değiştirmedir evren'
tarihin kaybettiği kara kırmızı
....düşerken kalkınan ölüler
bir sarkaç gibi asılır duvarlarına saatlerin
hiç bir zaman ilerlemez aslında zaman
Ölüm varken
Tasalanma dostum
Saat geçer vakit geçer
Eğer ölüme bile
Yarim diyebiliyorsan
kılı kırk yaran zaman, kırk gün kırpılır
kırsal alanlarda yaşam,
…………………..ölüm kentlerde,
umuda kondurulmuş öpücük gibi
içini taşır insan,
……demir alın
tenlerini yitirmiş ruhlar gibi uyuyoruz
…..uyuyoruz bizlere verilen antlara
sorgulamaktan korkarken
……….. art düşüncelerimiz
……………………….gerçektir
Çadır gibi fırtınayla boğuşan
Temelsiz bir ev sele kapılan
Kasırgaya yenik tahta ev
İçinde olmadığın gönlüm.
Seni İncitmek
gitsen de ben canıma kıyamam sevgilim, tenimde sen varsın
al yuvarlar seni taşır yüreğime, istemem kanım aksın
kaparım gözlerimi kimse görmesin gözlerimdeki seni
namerdim ağzımı açarsam duymasınlar sesimdeki seni
gitsen de sevgilim binlerce yüzyıllık terk edişlerle varsın
havada aılır hüzün çiçeği küs
kaç göç eskitir zaman mayın tarlalarında
yol boyu raylar uzanır yalnızlığa
ellerinde kalem olur afyon
kendine döner keskin bıçaklar
öfke bir aynaz gibi kaplar
ayda ilk adımsın
...denli ölüm yazımsın
zamanda ruh ayracım
...cennette gurbet acımsın
orda
şimdi kayıklar denizdedir
muhakkak ki martılar da üzerlerinde
uçmaktadırlar uyku mahmurluğuyla dahi
denize vururken güneşin eşsiz persfektifinde çığlıklar
esmektedir rüzgar ışık yeni yeni dalgalarla sevişirken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!