tahamülsüz aşk yeşeriyor uçurum kenarı
yürek dayanmaz zulüm tutku tufanında güçsüz
hey! kalk yıkıldığın duvarlar büyüyor yağmurda
ölüleri dirilten kalp mezarlığında keder
Kaleler kurulmuş art arda
Çıktığım bu çetin yolda
Yüzlerce kale yüzlerce kapı
Her kapıda bir sfenks
En çetin bilmeceleriyle bekliyor
bulut gözlerinde hayalet yazgım
her patlayış bir hareket
ayrılık iki ruhdan arda kalan
.......................gizsel patlama
dağıldık yeni bir varlığa
Sır nedir bilir misin
Kimsenin bilmediği
Hatta senin bile bilmediğin
Benden başka kimsenin bilmediği
Yaklaş ey kulağını ağzıma
Gidecek misin
Gitme soğuk
Bir sen kaldın
Yasadığımı hissettirecek
Gitme ne olur
Çengelli bir iğneye takılmış
Herhangi bir ip gibi takipteyim
Ve dikiş tutmuyor zemin
Bu yüzden sürüncemede akıbetim
Ki mesele değerinden yoksun
dikenli ayrılıklar geçidi
ne zaman kalksa tozları geçmişin
kimsesiz akşamalarda işlemez vakit
hangi sanrı seni bana yaşatır
tekrar bir güz zamanı
kirlenmiş bir çarşaf gibi
..........sıyrılmışım yüreğimden
hani kimsenin istemediği
....tozlanmışım
..........terk edilmiş bir kitap gibi
XI
sofradaki
yemekler ne de güzel
ne kadar sıcak
kış günü evlerimiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!