Geçtiğin bu yollar
Bir gün unutacak seni
İçtiğin şarap
Kadehiyle yok olacak
Yaptığın yapacağın
Ontofobi
hey gidi koca us tüccarı
varlık ve yokluk değil midir
içindeki en büyük korku
onamadığın farkına varana kadar
Müzik
duyulan rutin çark sesleri
arasında hüzün sarmalanmış çarşaf
ölü bir beden gibi yalnızlığım yatıyor şimdi
denenmiş hayatların sessizliği
XXVI(Dokunuş)
Dokunduğum nesnelerde kalan giz
Bıraktığım yılmadan, çaresiz iz
Varlığımdan gelen sade ben
Neden benden ayrılır da kalır iz
XXXI(Nedamet)
Can bedenden geçip toprağa uzanınca
Ruh cihandan geçip evrene ulaşınca
Yaşarken anlamayan ölünce anlar sonunda
Aşk ile yanmayan yanmalı kavuşunca
XI(Günah öncesi)
Mağrur bir gelecek beklerken
Şeytan söz ve günah dinlerken
Us ile yürek nasıl da çatışır
Vicdan ses ederek inlerken.
Bir ritme tabi ruhun
Bir ritme
Senin dışında bu ritim
Özgür ve egemen
Ama sana hakim
Seni etkileyen.
simetrik ölüler zıtlıkların yüceliği
siyah ve beyaz arasındaki cam
şeffaf bir perde gibi
kristal bir yatak istiyor insan
cennet ve cehenem arasında tehlikeli güvenlik
Yüreğime takılmış kancan
Ne zaman çeksen misinanı
Beni de sürüklüyorsun peşinden
Çaresizim ki çaresizlik
Sövdürüyor beni
yılanlar dolanırken uzuvlarımıza salyangoz
hüzne yenilmiş aslanlar gibi titrek
'merhamet ceylanlar ölmesin demek'
biz ki bir vejeteryan kadar aziz
biz ki bir keşiş kadar sessiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!