Geçtiğin bu yollar
Bir gün unutacak seni
İçtiğin şarap
Kadehiyle yok olacak
Yaptığın yapacağın
Ontofobi
hey gidi koca us tüccarı
varlık ve yokluk değil midir
içindeki en büyük korku
onamadığın farkına varana kadar
Müzik
duyulan rutin çark sesleri
arasında hüzün sarmalanmış çarşaf
ölü bir beden gibi yalnızlığım yatıyor şimdi
denenmiş hayatların sessizliği
İçtiğin sigaralar burada
Kül tablan buradaydı
İzmaritlerini sakladım
Keşke sen de olsaydın
Kül tablası değil
Sen burada olsaydın
metinsiz bir kitabın
kabı gibi yaşamın
anahtarsız bir portenin
son notasıyım
beni iterken arka sıralara
yılanlar büyür toprağında
..güneş güzel ve çirkin
bir bakarsın açılır çiçek
.....bir bakarsın solar
.........................zaman
Aldıkların verdiklerini
Geçer oldu zaman
Eskiden hep verirdin
Geçerken bırakırdın geride güzellikleri de
Şimdilerdeyse ya vermeyi unuttun
Yada verecek bir şeyin kalmadı da
engin tohumlar dolup, akacak dağlara,
kurak dağlara, çorak dağlara, yanık dağlara,
güneş çıkacak sonra, başıyla selamlayıp,
uğurlayacak onları, tepelere doğru
……………………….tepelere doğru
Ben buradayken
Sen oradasın
Aramızda uzun yollar var
Ulaşılması zor
Ulaşılamayacak kadar uzak
Tek kişinin ne kadar istese de
XXVI(Dokunuş)
Dokunduğum nesnelerde kalan giz
Bıraktığım yılmadan, çaresiz iz
Varlığımdan gelen sade ben
Neden benden ayrılır da kalır iz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!