Öksüz bir çocuğu birkaç şımarık çocuk
ortaya almış dövüyordu.
Tam o sırada bir el uzandı;
çocuğu aralarından çekip aldı,
gözyaşını sildi, karnını doyurdu,
başını okşayıp sessizce gitti.
Aradan yıllar geçti.
Ahmet Amca hastalanmıştı.
Durumu zayıftı, kimsesi yoktu.
Hastaneye gitti, ön muayenesi yapıldı
ve acı teşhis kondu: kanser…
Bunu duyunca yıkıldı.
Çünkü bu hastalıkla mücadele edecek
ne maddi gücü vardı
ne de tutunacak bir umudu.
Çaresizce hastaneden çıkarken
bir çift göz ona takıldı.
Bu gözler Prof. Dr. Samet’indı.
Yanına yaklaşıp sordu:
Amca, geçmiş olsun, neyiniz var?”
Ahmet Amca cevap vermeden uzaklaştı.
Doktor Samet içeri girdi,
hastanın dosyasını inceledi
ve derhal talimat verdi:
Ne yapılması gerekiyorsa yapılsın!”
Güvenlik görevlileri Ahmet Amca’yı
rica minnet tekrar hastaneye getirdi.
Muayeneyi yapan doktor ona dedi ki:
Amca üzülme,
bütün bakımını hastanemiz üstlendi.
Sonuna kadar yanında olacağız.
Ahmet Amca şaşkındı:
Nasıl olur evladım?” dedi.
Tedavi başladı.
Uzun, meşakkatli bir süreçti.
Bu arada Samet Bey acil bir iş için
yurt dışına çıkmıştı.
Aylar geçti, Ahmet Amca iyileşti.
Samet Bey döndüğünde
ilk işi hastanın hâlini sormak oldu.
İyi haberi alınca ziyaretine gitti.
Samet Bey odaya girince
Ahmet Amca yatağından doğruldu.
Yüzünde hem mahcubiyet
hem de tarifsiz bir merak vardı.
Selâmün aleyküm Ahmet amca
Aleyküm selâm evladım, hoş geldin.
Odada o an derin bir sessizlik oldu.
Saatin tik takları duyuldu yalnızca.
Ahmet Amca çekinerek sordu:
Evladım, bana söylenen doğru mu?
Bütün bu masrafları sen mi üstlendin?
Samet Bey başını eğdi.
Hayır amca…
Aslında borçlu olan benim.
Ne borcu evladım?
Ben seni ilk defa görüyorum.
Samet Bey sandalyeye oturdu,
elleri titriyordu.
Yıllar önceydi amca…
Sokakta birkaç çocuk beni dövüyordu.
Kimsem yoktu, öksüzdüm.
Tam o sırada bir el uzandı elime
beni aralarından çekip aldı.
Gözyaşımı sildi, karnımı doyurdu,
başımı okşayıp “korkma” dedi.
Ahmet Amca’nın gözleri doldu.
O adam sendin amca.
Ben o gün yeniden doğdum.
Okudum, büyüdüm, doktor oldum.
Ama o eli, o merhameti
bir gün ödeyebilmek için yaşadım.
Yaşlı adamın sesi titredi:
Evladım…
Ben sadece insanlık ettim.
Hayır amca, dedi Samet,
sen bana kader verdin.
Bugün sana yapılanlar
sadaka değil, vefa borcudur.
Ahmet Amca hıçkırarak:
Demek o küçük çocuk sendin ha…
Rabbim beni bu gün için mi yaşattı?
Samet Bey elini tuttu:
Bundan sonra yalnız değilsin amca.
Sen benim babamsın artık.
O an odada iki kalp konuştu;
biri şükürle,
biri vefayla.
Ahmet Amca sustu.
Gözlerinden iki damla yaş süzüldü.
İyilik, yıllar sonra
yine sahibini bulmuştu.
Kayıt Tarihi : 13.2.2026 08:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!