Gece demlenen yüreğime bahur oldun
Matem nehrine bir neh gibi dökülen
Elim incilerin şıpırdısıyla inleyen
Yüreğime ne bir derd ne de bir gaye
Bırakmadın, yad ederken dostun neşesi
Ve hüznüyle dolan kadehlerin lezzeti
Gibi, bırakamadığım mey ve sakilerin
Sevdalanan hemdemlerin muhabbetleri
Ve derin derin yaklaşan hülya bulutları
Beraberinde getirdiği ümidlerin arkasından
Bakarak sadece ve sadece yüreğimin hırıltısı
Ve iniltisiyle selam vererek verdiğim cânım...
Kayıt Tarihi : 15.10.2023 23:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Gecenin karanlığında ağır ağır işleyen, kederle demlenen kalbime bir tütsü (bahur, buhar, bulanık siliüet) gibi nüfuz ettin. Yas ve acı nehrine, küçük bir su yolu (neh) gibi karıştın; acımı hafifletmek yerine o acıyı katladın. Gözyaşlarımın (elim incilerin) yere düşerken çıkardığı o sessiz ritimle inleyen bir gönül. Varlığınla, bende ne dünyaya dair bir dert ne de bir amaç bıraktın; her şeyi silip süpürdün. Eskiden dost sohbetlerinin verdiği o neşe ve kadehlerdeki hüzünlü tat nasıl vazgeçilmezse, senin hatıran da öyle. Aşkı paylaşan ruh eşlerinin (hemdem) o derin muhabbetleri gibi. Hayaller, bulutlar gibi yaklaşırken, içindeki ümitleri görürken. En sonunda, acının (hırıltı ve iniltinin) eşliğinde, kendi canımı teslim ediyorum. bu, senin hatırana, hayaline ve aşkın kendisine bir veda veya teslimiyettir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!