Unuttum çocukluğumun rengini
Bir kaval sesi duysam da ağlasam
Sonra dağlar kalkıp gitse buralardan
Ben hayale dursam güz akşamlarında.
Biz susalım siz çağırın türküleri,
Ben Filistinli bir çocuğum,
Zulümlerden doğmuşum.
Uzak diyarlardan dinleyin yürek atışlarımı.
Rüyalarım bombalarla parçalanır her gece.
Anam babam yanı başımda öldüler.
Ben kin ve nefret doluyum
Kış gelmeden bir sevdayı daha
Bırakmadan Gece kuşlarına
Gitmeliyim yarpuz kokulu yaylamıza.
Sonra bulak başı sevdalar yangınıyla
Durmalıyım bir gizemin ucunda.
Ya da bir kuzunun anasız büyümesine
Esmer bir çocuğun yüzüdür
Özümüzde kırık cam parçaları,
Belki de sararan Filistin mevsimidir
Neylersin şimdi acılar demidir
Yüreğini sarmalayan,
Bir şelaleden akıyor usulca
Ve bizim köyde gece biter,
Gün doğar, her sabah,
Yeniden başlar bütün çileler.
Biraz derin, biraz acı.
Yorgun ve nasırlı biraz
Gölgeler yürümeyi bilmezler karanlığın içinde.
Umudum büyümekte henüz çağla deminde.
Islak kirpikler titriyor can çekişen vicdanda,
Sen miydin gözlerimde gezinen parıltılar,
Yoksa çelişkiler içinde yitirdiğim akşamlar.
Dışarıda ulu bir rüzgâr,
Penceremde ıslık çalıyor,
Uzaktan bir kamyonun uğultusu
Koyu bir duman bırakıyor,
Uykularıma.
Çarpıntısı yüreğimin,
Anıları koysam akşam gölgelerine
Uzun bir yolculuk başlar turna telinde
Yeşil yapraklarıyla bizim söğütler
Rüzgarla ninnisiyle uyutur beni.
Beni aç bırakan dünya düzeni
Ölüm bana bayramdır,
Kurşun sesleri kulağımda titrer,
Sen insafsız, yüreksiz ve korkak,
Dünyaya gülümsemekten aciz,
Ve kalleş vicdanınla baş başa,
Bir kadın sevdim ben,
Dünyanın en güzeliydi o,
Ödünsüz bir dünya verdi bana,
Yollarım çiçek rengine büründü,
Ve uykularım onunla buldu ninnisini,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!