Sükûtu cihette yalnızdım,
Yalnızlık bana yalnızlıkla vardı..
Ne vardım ne yok, sükûtta aslım,
Gözlerim âmâymış, oysa yalnızım..
Bâhâ çöle hasret,
Deliler zaten yalnızdır,
Tersine doğru yalnızlar delidir,
Kayıp, arıyorum geçmişin esrarengiz izlerini.
Sözlerimin şarkısını içimdeki deliye,
Haykırıyorum melankolik sözlerin kasvetine,
Öldürürüm merhameti, gömerim,
Çıplak iskelette her zerreyim,
Dağıttım vicdanın sesini,
Duymadı vicdan, parçalandı bedenim..
Kapattım kepengini gönül dünyamın,
Kanmak istemiyorum çirkin yüzlü yalanlara,
Aldım beni taşıdım yalnızlığın odalarına,
Anılmak savunulmak dahi istemem,
Istenilseydi evet verirdim canımı bile..
Aç kurt gibi beklediler tek açığımı bile,
yüzüme, tüm zehirli sözlerini püskürdüler,
boynum bükük, sustum..
yalnızlığıma oklarını fırlattılar,
çevremdeki sana kızdılar, sustum..
gönül yarama tuz serptiler,
Kahramanca birer ölümü olmalıydı,
Fedailerin içerisinde bir çıkar olmalıydı,
İçindeydim şimdi koca bir amfiteatrın,
Bırakmalı bölgeyi belli belirsiz aydınlatmayı..
Sahnesine asırların tozu sinmiş,
Öğretmenim yalnızlık oldu,
Odam mektebim,
Kitaplar rehberim,
Aklım Hûda'da mabedim..
Kalemim lisanım oldu,
Huzursuzluğumu kontrol altına aldım,
Şimdi yalnızca hıçkırık sesleri vardı,
Sesimdeki yalvarışın farkındayım,
Duygum kamuflaj boyasıyla boyandı..
Ötede bekleyen ölüme aldırmadan koştum,
İstanbul'un gölgesi düştü yine sokaklara...
Sadece bir sitem değil, bu ruhun gürültüsü.
Ben Afşin...
Sadece yaklaşıyorum.
Anı yaşa.
Dinle.
fırtınam beni kavurur,
kül eder rüzgara savurur,
rüzgarın hırçınlığı değil,
sakinliğin masumiyeti vurur..
hayat değil, sen beni canileştirdin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!