Sırtımı kemiksiz duvarlara dayadım,
Güvensiz tohumlar bu kadar mı yalın,
Aldatır küller içindeki yabancıyı,
Üşüyorum büklüm boynum kırık, kırgın..
İçtimai alaka ve hayranlığı,
Acı bir mücadele yaşandı,
Telaşlardan sıyrıldım,
Türlü acılar çekmeye başladım,
Tatlı sözlere kayıtsız kaldım..
Yüzümü ellerim arasına gömdüm,
Hep yanımızdaydı ölüm,
Akıl karışıklığına sürüklendim,
Parlak ışık karanlığı deldi,
Korkunç bir sessizlik çöktü..
Yüzlerinizi açığa vurun,
"Evet... Sokakların sessiz bekçileri.
Kadim bir dostluk, kutsal bir emanet. Sokakların muhafızları, minik dostlarımız, peygamber efendimizin temizliğin sembolü dediği o canlılar,
Dinle..."
Sokakların kuytusunda parlayan o gözler,
Yüzyıllardır anlatılır, bitmez bu özler.
Tebessümler soldu,
Tarifi imkânsızdı sonu,
Düşünmesi bile hâyâlleri, korkutucu,
Yastıkta başım, gözyaşı dolu göz çukuru..
Büzüldü dudaklar,
Duyularım uyuştu,
Bir süre sustum,
Gözlerim keder doluydu,
Şehvetin esiri oldum..
Etrafımı kuşatan tahripli bulut,
Hüzün verici çabada bulundum,
Amansız duygusuz ve korkunç,
Üzerimi solmuş yapraklarla örttüm,
Soğuk bir üzüntü duydum..
Hâlâ sessiz ve üzgündüm,
Duyularım uyuştu,
Bir süre sustum,
Gözlerim keder doluydu,
Şehvetin esiri oldum..
Etrafımı kuşatan tahripli bulut,
Yaşarken bedeni dönmemişse Mevlaya,
İyi bilirdik desek kaç yazar mevtaya,
Dört duvar kabirde şahitler göz, kulak, el, ayak,
Hakkını yediklerin soracak senden hesap.
Mermer taşa yazılır süslü, yalan isimler,
hislerimi hiçbir neden değiştirmiyor,
acımı dindirmem gerek lakin,
hüznüm kardan adama çevirdi beni,
günahkârlar tövbelerini günahlarla boyadıkça..
anlattıklarımı kendim dinliyorum,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!