Şafak sökerken duman hareketsiz havada,
Hâlâ yükseklerde süzüldü,
Yüzümde güller açtı,
Sessizliği delecek bir ses çınlattım..
Korkum müthiş öfkeye dönüştü,
Gönlüme ateş çeyrek asırda düştü,
Közlenen yüreğim yeşermeye süngülü,
Katran siyahıyla beyaza gönlüm süslü,
Kalbime parlaklık çeyrek asırda düştü..
Güzelmiş yüzü çirkin, bundan banane,
Acının ürünü,
Yumuşak acılar,
Nefret edilesi hayat,
Sabır sıkıntılarıma anahtar..
Acı acı yakındım,
Umudu kestik,
Inceldiği yerlerden koptu..
Haklı olamadık,
Iftira atanlar nerde kaldı ?
Zalim olduk,
Badelendi ruhlar,
Esaret değil mi bu buhran..?
Bile bile esir ettik ruhumuzu,
Gafil gürûha..
Fikirlerin katili meczup..!
Konuş yalnızlık nasıl birşey ?
Başını eğdi yorgun adam..
Gözlerinin baktığı yerdi ifadesi,
Bu cevap sualin perdesiydi..
Yorgun merhaba diyen sevinç,
Gönül yorulur da durulmaz mı hiç?
O’nun kapısına varılmaz mı hiç?
Her zerre dilince tesbih ederken,
Sübhanallah deyip dirilmez mi hiç?
Sübhanallah, her dertte ferah,
SubhânAllah, Elhamdülillah, Allahu Ekber
Yorgun düştü Fatıma, derdi ağır bir yük gibi
Babasına açtı kalbini, dertli bir bülbül gibi
"Çaresizim ya Resul," dedi, gönlünde bir sızı
O kutlu nebi gülümsedi, dindirdi o sancıyı
Cesaretimi topladım atıldım,
Esaret altından haklıyı çıkarmak adına,
Suçlu insan kendini düşünür,
Menfaati yoksa kânidir yaptığı her suça..
Suç, evrenseldir içine her kötülüğü alır,
Adalet incinmesin,
Kasvet sığ, zulüm gömleğine bürünmesin,
Adalet gömleği açtı bağrını,
Umutlara yenildik..
Kulaklarda çığlık aşındı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!