Vermekten ziyade almayı seviyor
Divanda açılan eller riyakar
Boş ibadetle cenneti diliyor
Secdede rükûda diller riyakar
Nasıl hayat nasıl lükstür şatafat
Dünya'ya meylim, ne bir sevgim yoktur
Öte'den kaygım, ne bir korkum yoktur
Rahmeti sonsuz olan Bâri Hüdâ
Cevher olsan sarraf rafında olurdun..
Hurdacı tezgahında zebercet bulunmaz...
Görürüz belki maksat hasıl olunca
Duyarmıyız ebedi yurda varınca
Divan kurulur hakkın alır karınca
Ya mazlumun ahı, kalırmı hiç yerde
Arada vasıta ne, kalkınca perde...
Eminoğlu diller sussun..
Duyulsun tek kelâm...
Tutmasın parmaklarım..
Yazmasın artık kalem...
Âlem_i âdem'den bi haber gezmez âşık..
Nasibin doldurmaya bak , sende bir kaç kaşık...
Baharla uyandı tabiat yeniden
Ruhumu okşayan ılık bir meltem
Ve , sen..
Benim bitmez tükenmez baharım
Rüzgarın çığlıkları uyandırdı
Daldığım hülyadan
Nasıl kandım,kim kandırdı
Doğruldum,yaslandığım kayadan
Bir mavzer kurşunu
Işıklar içinde yalancı hayatlar
Riyakarlık diz boyu
Bir kir pasak sarmalı
Koyulardan koyu...
Fecirle başlayan bir zulüm
Söyledik söyledik inanmadılar
Dışına kanmayın, sahte boş dedik
Müfteri oldular yalanladılar
Yaşına kanmayın, sahte yaş dedik
Ak dediği kara çıkar sonunda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!