Hiç bilmezken okumayı yazmayı
Senden öğrendim canım öğretmenim
Doğruyu yanlışı ayırt etmeyi
Senden öğrendim canım öğretmenim
Öğrendim kelamın hasını senden
İlk mazluma taş atınca
O gün öldü yok adalet
Ahali bilip susunca
Çok ağladı çok adalet
Hâk örtüsü bürünmüştük
Kaynadı soğumaz, yine yüreğim
Haksızlık hükümdar, olsa eğilmem
Doğrunun izine yüzüm süreyim
Bağnazlık zulümkâr, olsa eğilmem
Kuruttu bahçeyi , bağı sam yeli
Dinle bu sözümü yabana atma
Zengine yalaka, çok olur gardaş
Zalime özenip yolundan gitme
Mutlaka belasın, tez bulur gardaş
Düz yollar yokuşa dönecek bir gün
Birbirinden sırlı olan
Ötelerden ötesi var
Yürekleri yaşla dolan
Nicelerden nicesi var
Sığamamış asırlara
Öyle bir zamanki zifiri karanlık
Karayı aktan seç seçebilirsen
Çıktı bir şeytan fikri bulanık
Küfür köprüsü,geç geçebilirsen
Derdi artar makamına varanın
Karganın nağmesi dinlenir şimdi
Sanki memlekette ozan kalmadı
Bilenler susuyor kenarda sindi
Doğruyu konuşup yazan kalmadı
Verilen sözlerin yoktur önemi
Dertleşelim şöyle gel seninle
Bilirsin severim herşeyinle
Arada bir sende beni dinle
Sohbetimiz sırrımızdır ey Palandöken
Eteklerinde çayır çimen
Dilsiz acılar yaşamak düştü kaderimize
Ne isyan ettik
Ne bir dost bulduk kederimize
Ve kimseyi asla suçlamadık
Ama riyakar yüzleri de unutmadık
Çetinbaş..
Şiir yazma işini şaire bırak,
Giderse böyle bizde oluruz çırak,
Duyduk, gördük,bildik varmı olacak,
Şiiri, türkümü yakar giderim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!