Eyvah felek bitmez senin hicranın
Gözümden yaşları döktüğün yeter
Sırtıma giydirdin sitem urba'nın
Hergün ilmek ilmek söktüğün yeter
Razıydım kadere sen nerden çıktın
Şad olup dünyada gülerim sanma
Bağlarda gazelin dökülür birgün
Diktiğin dikişler polattan amma
Attığın ilmekler, sökülür birgün
Ardı sıra sürür, alın yazısı
Geri dönüp baktığımda
Ne çok şey kaybetmişim
Panayır çocukları gibi şenliğim
Şimdi bir dar ağacında benliğim
Fırtına , kasırgalar süpürse acıları
YIKILDI GÖNÜL SARAYIM
KURMASI SANA DÜŞMEZMİ
YÜREĞİM HER GÜN KAN AGLAR
SARMASI SANA DÜŞMEZMİ
SENİN OLSUN SENİN ÖMRÜM
Hesapsız bir cenge girdi bu gönül
Durduk yere beni zâr'a düşürdü
Bir olur olmaza verince meyil
Rengi yok kokusuz, mar'a düşürdü
Zalim hükümdara karşı durunca
Minnet etmem hiçbir canlı kuluna
Ne kurulu sofra nede çuluna
Ovalar dururken şose yoluna
Düşürüp dağlardan aşırma beni
Ömür geçti döndük müflis tüccara
Berrak bir pınardan, su içer gibi
Kandıkça kandırır, elâ gözlerin
Hilal kaşlar altı, cennet bahçesi
Sandıkça sandırır, elâ gözlerin
Sinênde gizlidir bahçeler bağlar
Bu kadar zulüme sessiz kalanlar
Elbette hesabı sorulur sizden
Sessiz kalanlara destek olanlar
Elbette hesabı sorulur bizden
Sözde yiğitlerim sinmiş köşede
Geciken Zamanlar
Bazen her şey tam olur,
cümle tamam, nefes tamam, his tamam…
Ama biri geç kalır.
Yıllardır aynı yerdeyim
bir bekleyişin köşesinde.
Kimi neden bekliyorum,
artık adını hatırlamıyorum.
Beklenen bazen bir insan değildir çünkü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!