Açlık sefaletle baş başa
Ekmek taştan çıkarsa ala
Çaresizlik hep sanki bana
Sür rüzgar baska bahara
Yokluk taştan kavi cana
Sen şehidsin şehid gidesin
Arkandan ağlayan iki göz var bilesin
Al mendili eline göz yaşları sen silesin
Vatan kalbinde saklanması gerekensin
Şehitler ölmez vatan bölünmez
Yürüdüğüm yol kıvrım kıvrım
Her virajında acı hatıralarım
Bir elimde ipim çilekeş katırım
Yare yazdığım en ağır satırlarım
Taş geçitten geçit köprüm
Bir ilk bahar sabahında dönüşü olmayan yolda gördüm seni
Kalkıpta bana elveda deyipte gidecekmişsin gibi
Gidiyorsun demek; Bu ilk bahar sabahı sana nazar değdirmiş gibi
Yolun lale , sümbül , güllerle bezensin kokuları miski amber gibi
Zamansız gdişin yüreğimi delip geçiyor yakıcı kezzap gibi
Bende senin gibi yapıyorum sokaklarda kimsesizlerin başını okşar gibi
Beni bir daha arama
Geri dönupte yaşadıklarımı
bana hatırlatma.
Gerçek yüzünü görememişim
Pusluydu demekki ayna.
Namaz kılki temizlenesin
Mahşere kirli nasıl gidersin
Kir müslümana yakışmaz bilesin
Kıl namazıki iki alem sevinesin
Namaz demek güven demek
Gidiyorlar avrupaya
ilim fen teknoloji öğrenmek için
Geri döndüklerinde
kirlerini dökmeye bir ilim bulamazsın
Koyulda revan olalım yola nefsim
Dünyada gördüklerin şekilli boyalı köpükler
Bunlar seni aldatmasın bak derim
Bir bak şu dünyada cefa çektiklerim
Burdan götürdüklerinin sefasını çeker cennetlikler
Bedeninle beraber ruhun secde etmiyorsa
namaz kıldım deme
Emri bil maruf anıl münker yapmıyorsan
Rabbim seviyorum deme
Rüzgarın ağaç dalında çaldığ kaval .
Bu kadarmı çıkar güzel bir ses.
Kaptırdım kendimi sanki herşey hayal.
Suyun damla olup çıkardığı akustik ses.
Notaları bilirmişcesine dağılır ormanda.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!