Din nasihattir ama elbette ki akile
Akıl yoksa bir serde, boşa yorma çeneni!
Ne kadar da anlatsan, böylesine nafile
Çünkü garip ne dinler ne de anlar deneni!
Şeytanaysa itaat;
Bil gidişat fecaat!
Acil yapıp bir ricat;
Doğruya dön ey beşer!
Yoksa yakar sen şer!
Sabah akşam kesiksiz, beslersin hep gövdeni?
Ruh açlıktan ölürken, yok durumdan haberin!
Lütfen doyur ruhunu, nefs olmadan bir deni!
Yoksa atar dışarı, öldüğünde bil kabrin!
Neden yalnız kalıba, her tür bakım ihtimam?
Bizde iken son hak din;
Gayra uymaz bir mü’min.
Olup sen bir muhyiddin;
Cümle halka örnek ol!
Dalalettir her bidat
Bana bak ey gerici!
Olma halkı geri’ci!
Saçmalığı bırak da;
Ol şu dine verici!
Acil ve de çok seri;
Öyle zor ki bu devirde, mucibince mü’min olmak;
Bundan daha müşkül olay, zannederim yoktur kardeş.
Onca batıl yol içinde, kolay değil hakkı bulmak;
Kula bunu lütfeyleyen, bil sadece Hak’tır kardeş
Ne yazık ki dört tarafa, ehl-i bidat kurmuş tuzak;
Aciz, miskin,çar naçar, bilir iken ben seni;
Neden, niye ve nasıl; inkar ettin sen seni?
Bir kul iken gerçekte, yeğledin özgürlüğü (!):
Bu kafayla gidersen, iyi kolla enseni!
Dostu olup namerdin;
Dolu aldın boş verdin!
Tavrı mıdır bu merdin?
Boş yaşama hoş yaşa!
İş getirme şu başa!
Madem hayat imtihan;
Olmaz onda itminan!
Sıkıştıkça Rabbi an;
Bu da geçer ya hu de!
Dara düşerse ser’in;
Bu kadar da olamaz, dedirttin ya sonunda;
Senin gibi bi-ruha, ne diyeyim bilmem ki?
Sanki aklın takılı, kalmış da pis donunda;
Ondan durmaz edebe, ta’n edersin sen belki?
Yıl boyunca bir aycık, son vermedin yazına;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!