Niçin geldin dünyaya, der-hatır et ey insan?
Bilmiyorsan bunu sen; sor acilen bilene!
Kimdir senin sahibin, kimden sana bu ihsan?
Bu gizemi çözerek, dön ebedi gülene!
Sordum seni arife; dedi bana o, yalan!
Nazar ettim maarife; diyor onla oyalan!
Cahil nefis aldanıp, tercih etti dünyayı;
Yaktı benim başımı, yeğlediği o yalan!
Yangın yeri ortalık!
S.O.S veriyor imanlar!
Hayrı veren yok salık!
Boş veriyor imamlar!
Yozlaştıkça insanlık;
Sınavdaysan şu cihanda;
Bir an olsun durma sakın!
Her mekânda ve her anda;
Dine uymaz halden sakın!
Koyar isen gönlü serbest;
Sözün hası var iken; çok kelama yok gerek?
Lafı eğip bükmeden, git ahsen’e sen direk!
Hak kitaptır o ahsen, ondan ala söz olmaz;
Her fırsatta okuyup, yap kendine mendirek!
Şükür düşer mutlaka, biatinde durana
Yoksa iman mevzusu, döner laf-ı güzafa.
Asla borcun ödenmez, koysan ondan her an’a
Yani nefsim sonunda, kalır yine söz affa!
Şu dünyanın derd-i gamı;
Büker oldu belim benim.
Unutturdu bin bir kam’ı;
Beter oldu halim benim.
Pek ağırdır imtihanım!
Değil iken bir ahmak;
Şu gittiğin yola bak!
Ayrılamazsan o izden;
Olacaksın bil helak!
Kimdir senin rehberin?
Ağlatsa da üzülme, sınav için seni Rab!
Dememiş mi atalar, son gülen iyi güler?
Şu dünya çöllerinde, olsa bile hal harap;
Ahiret’i kazan da, ol sonunda gülen er!
Çok gülmeye özenme, bu cihanda sen, sen ol!
Din kitap ve sünnetken;
Değil dedi biriler!
Vahy-i Rahman çok netken;
Altüst etti iriler!
Zor gelince şeriat;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!