Nasıl alır bir insan, şu kelamı fem’ine?
Çünkü o şey sadece; tek İlaha has eda!
Bir şekilde sen onu, soktun ise demine;
Kim layıksa ver geri, ol edepli bir geda!
Der-hatır et Karun’u! Neler gelmiş başına?
Hiç durmadan gezersin, turist gibi dünyada
Sefa için mi geldin, sen bu arza ey kişi?
Kalmadı görmediğin ne bir ülke ne ada
Almıyorsan bir ibret, bırak lütfen şu işi!
Zira hayat imtihan, ne eğlence ne sefa!
Kırk senedir bakarım;
Çözemedim nesin sen?
Yoksa senden bir karım?
Düşmanımsın kesin sen!
Kimi nimet der sana
Varsa sonda bir hayır;
Bakma işin başına!
Olsa bile yol bayır;
Gitsin o iş hoşuna!
Sınırlıyken görüşün;
Yer vermezsem kalbimde, ölene dek imana;
Dünya bana ağlasın, vay bana vaylar bana!
Gafillerle bir olup, uyar isem zamana;
Dostlar kara bağlasın, vay bana vaylar bana!
Bırakırsam yüzüstü, en mukaddes davayı;
Dobra bir dost arayan, gitsin bence aynaya;
Çünkü onda kıyak yok, sözü eder merdane!
Gerçi o cam sadece, görüntüye ayna ya;
Sahte dostlar yanında, o yine de bir tane.
Emir kesin, iş ciddi!
Yok şu işin şakası.
Mümkün değildir reddi!
Belleyip uyar nas’ı!
Madem emir yüceden;
Allah sana vermişse, yazmak için istidat;
Gerçekleri faş için, yap daima tahşidat!
Abartılı konuşma ve de yazma kat’a sen!
Avcı misal atarak, yapma lütfen hata sen!
Paçaların tutuşmuş;
Yanıyorsun vatandaş!
Gaftan beynin uyuşmuş;
Tınmıyorsun arkadaş!
Sarmış ateş gövdeyi
Altmış olmuşken yaşın;
Hiç hoş değil uğraşın!
Demiyorsa ak başın;
Yanlış yapma beybaba!
Halin harap hey baba!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!