Abdullah Oral Şiirleri - Şair Abdullah Oral

Abdullah Oral

ÇAĞDAŞ OLMAK

İnsanın bağında açan
Gül olmaktır çağdaş olmak
Gönülden gönül’e coşan
Sel olmaktır çağdaş olmak

Devamını Oku
Abdullah Oral

DÜŞÜN

Vitrin camları gibi insanların yüzleri
Kırılıp dağılıyor kendi aykırılığında

Tanımlayamıyor kendilerini kopan parçalar

Devamını Oku
Abdullah Oral

Bu ses senin sesin kulak ver sesime dünya
uyan sesine gel ey dünya halkım..
gel ki dünyamızda zulüm bitsin…

Dünya Halkları

Devamını Oku
Abdullah Oral

Doldum da geldim buraya


Dostlar meclisine gönül
Saldım da geldim buraya
İnsan yanımı elime

Devamını Oku
Abdullah Oral

GEÇTİM ÖMRÜMÜ


Bir güzelin sevdasından
Yakıp geçtim ben ömrümü
Bağ bozumu orak vakti

Devamını Oku
Abdullah Oral

Gece Sinmiş Gülüşler

Hasretin dağlar iken yüreğimi
Yeni kâbuslara uyandım
Gece sinmiş gülüşlerinle,

Devamını Oku
Abdullah Oral

Yuvasız kuşlarız gurbet illerde Her gelen vuruyor döker yaşımı! Geldik göçer olduk biz bu çöllerde Kanatır yarayı / zaman aşımı! Bilinmez bu yolun sonu nerede Hala kanım akar kızıl derede Koymazdım ahtı mı, ben bu yere de! Kanatır yarayı / zaman aşımı! Gam yağmuru yağar gönül dağıma Sıhhiyede utanç düştü bağıma Nasıl anlatırım bunu çağıma Kanatır yarayı / zaman aşımı! Kin nefret ile hiç, işimiz yoktur Yara sargı tutmaz sızımız çoktur Boyun eğmeyiz biz alnımız aktır Kanatır yarayı / zaman aşımı! İnsanı kalleşçe yakmak hoş değil Sol yanım kanıyor kara taş değil Kanımız Yobaza puşt a aş değil Kanatır yarayı / zaman aşımı! Hiç kimseye kötüye iyi diyemez Ozanlar yanarda can a kıyamaz Pirsultan; başım dik kimse eğemez Kanatır yarayı / zaman aşımı! . Semah dönüp hakka gidip gelinmez İçimde kan gölü dıştan bilinmez Ozan Vurguni bu, Utanç silinmez Kanatır yarayı / zaman aşımı! ... Abdullah Oral

Devamını Oku
Abdullah Oral

Gayrı bu gün bayram günü olmasın O eski bayramlar dillerde kaldı Çocukların gözü yolda kalmasın Ağacın sızısı dallarda kaldı Kuş yüreği sığmaz altun kafese Zulüm var alınan her bir nefese Kurbanlar veririz pis bir hefise Umut çöl kaçkını yellerde kaldı Zemheride bindik dağdan kayağa Çözüldü de buzlar düştük koyağa Tabiat uyanmış, kalkmış ayağa Emeğim nasırlı ellerde kaldı Güneş doğmaz oldu gayrı kentlere, Halkar takılıyor şimdi bentlere, Çoluk çocuk muhtaç olduk sentlere Annelerin gözü sellerde kaldı Aslan yatağında tilki yatıyor Hemi beni hemi yurdu satıyor İnsanı insana vurup çatıyor Korlanmış ateşim küllerde kaldı Hırsızlar bozuyor arif fendini Yıkıp kırıyorlar dostluk bendini Aradım bulamaz oldum kendimi Zaman aşımıydı yollarda kaldı İçimde ağlayan bir çocuk sezdim Yangın yeriydi çok yürekler gezdim Ben hakkı insanda okuyup yazdım Sevdam tomurcuk al güllerde kaldı Safağa aşıktım güne başlarken Yandım ocaklarda çelik işlerken Türkü tadında bir yaşam düşlerken Sevdalar bükülmüş bellerde kaldı Ozan Vurguni ikilik dağını yıktım Yürekte kandiller çıralar yaktım Davut Sulariyle çağladım aktım Dillenmiş şiirler tellerde kaldı Abdullah Oral Hacı bektaş Davut Sulari anması

Devamını Oku
Abdullah Oral

Yeniden Doğmak

Uçurumun eteklerine yüzlerini silenler
İkileminde yürüyor karanlık yolun
Baharın konuştuğu- suskun yazlardan-
Geçip gidiyor zaman.

Devamını Oku
Abdullah Oral

Yakına gel seni sarayım güzel


Hicap perdesini kaldır aradan
Aç ki cemalini göreyim güzel
Gönlümü gönlüne yazmış Yaratan

Devamını Oku