Biliyordum biteceğini bitmeden önce,
Ölümden önce ondan haberdar olmak gibi.
Fakat güzel yüzünü bir kez olsun görünce,
Umudum yeşermişti tıpkı olmamak gibi.
Olmak mı meseleydi yoksa senle olmak mı?
Kalan hatıraların içimdeki coşkusu,
İçimi ürpertir bu çiçekler kokusu,
İnsanı aldı mı bir de ölüm kuşkusu,
İşte o zaman can, çıkar gider bedenden.
Gözlerinden ayrılıp, kokunu unutunca.
Ruhlar mesafe tanımaz. Belki gözlerine bakamam, belki elini tutamam, belki sarılamam ama gözlerimi kapattığımda kokunu duyabiliyorum, hâlâ sarılabiliyorum sana ve hâlâ elini tutup hayallerimde dolaşabiliyorum seninle. Çok uzakta olsa da bedenler, bazı şeyler hep mümkün bence; öyle olmasa aşıklardan biri öldüğünde diğeri nasıl hâlâ yaşayabilirdi? Keza ölmeyecek olsa ona nasıl aşık denebilirdi ?
Kaşıdım yıllar sonra en derin yarayı.
Sesini ilk verdiğinde bir sızı duydum.
Gecenin bir vakti ak ile karayı,
Seçmeden içimde bir sese uydum.
Biraz nefret, biraz özlem, birazda hüzün.
Dertlerimi dipsiz çukurlara atanım,
Ruhum, bedenim, ailem, vatanım.
Yüreğimde yıllardır müebbet yatanım,
Çık gel de çöllerim çicek açsın.
Sıkılan dünyadan gözüne baksın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!