Gönlümü dağladı yar,
Dağıma yağdırdı kar,
İçimde kalmadı ar,
Resmine baktım ağladım.
Gönlün bana kapalıyken,
Gittin de benden ne oldu ?
Ağlarsın düştüğüm halleri bilsen.
Onca söz, Onca yemin ne oldu ?
Ağlarsın hepsini yıktığını bilsen.
Sensiz herkes çok bilmiş oldu,
Başı doktor sonu gasil,
Biz hayata bir vasil,
Ancak ve ancak tahsil,
Geldi geçti anlamadım.
Dün bugün değil, yarın dün.
Her gün içtiğin suyun tadı farklı gelirse,
Gözlerin uzaklara dalar geri gelirse,
Ömrün bir adet gülsüz geçiverirse,
Evin sana birden çok yabancı gelirse,
Anlarsın...
Kimisini öldürdüm acıyla birden,
Kimisi vurdu öteye kendini ilden,
Ölümü var, vedası var, düşmem dilden,
Aşkın harman olduğu yer benim.
Nice hastalığın en temelinde,
Bin fersahtan duyarım kimle gülüştüğünü,
Değil bir kere, bin kere hatrıma düştüğünü,
Bu garibin başına kimlerin üşüştüğünü,
Bilsen söyle elinden geleni yapar mısın?
Sokaktaki köpeklerle kurduğum arkadaşlık,
Yandırdı gidişin bunu unutma,
Ağladı, dertleri okudum Nil’e.
Göz pınarlarını bir gün kurutma!
Ağladı kabirde yılanlar bile.
Ben senin ahirdeki sevgilin,
Yekpare bir ömürde parça parça hüzün var.
Ne söylese de insan yetişen yok imdada.
Öyle izlerken hüznü saçlarıma yağan kar.
Böylesine bir hayat gerek yok bi cellada.
İmgelerle süslenen acısı sık ormana,
Bizden olmaz artık, ne acı gerçek.
Elbet kurulur ayrı iki gelecek.
Son nefesi biz verince verecek.
Nedendir bilmem ama çok yazık oldu.
Daha sana yazacak şiirim vardı,
Bu şiir bütünüyle bir dikenedir.
Gülü sevene aşık, güle sarmaşık denmez.
Cennet mekan kalbime şahmeranlık edenedir.
Ateş yüreğe yapışık, buz dahi ferah gelmez.
Kaç aylar, yıllar geçti dikenlerin içinde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!