Turuncu devrimler yaşarım hayal kahvemde.
Dönülmeyen gitmeler,
Patiskalarla örtülü bir deniz kenarında,
,Suskun bir çoçuk gibi yitip giderim, düşler diyarına.
Yalnızlığımla koyun koyuna yatarken
Acılar denizini öfkemle kirletirim
İçindeydim bir hız trenine binmişçesine kayıp giden zamanın.
Karabulutlarında ıslatırken düşlerimi,
Yabanıldı,Begonyaların ürkekliği,kelepir düşler hanında.
Dilsizdi,hülyasında kaybolduğum,
Asi nehirler kadar çoşkundu sessizliği
Dilini bilmediğim bir yalnızlık senfonisi,
Yankılanır sessizce,
Bitmeyen bir şiir misali,
Şairin yorgun kaleminde.
Buğuludur şimdi kalbinin koridorlarına bakan pencere
,kan revan bir uykunun bölünmüşlüğün de
fırtınalar barındıran limandan sesleniyorum sana,
yürüdüğüm yollar,çalınmış hayaller gölgemden tanırken beni,
kiprik uçlarında çürüyen geçeler,
avuç içlerinde tutar zülfünü,
Serbest şiirlerin cocuğuyum beğensenizde,begenmesenizde
Kafiyeler,uyaklar uzak bedenime,ölçüsüz elbiseler giyerim.
Özgürdür cümlelerim.
Bilirim aruzu,bölüm bölüm heceyide.
Yönüm acem diyarına değil,Nazıma bakar,
Hoyrattır cümlelerim,kelimeleri savur ha savurururum...
Martı kanatlı çocuklardı
Onlar,
Kurşun gibi bakışlar kondururlardı
Sönerken yeryüzünün ışıkları,
Ötelerde namluda arsız bir kurşun
Tetik düşürürdü
Cümleler uyukluyor
güne düşen karanlıkta
Ve bir titreme tutuyor
tarihle yaşıt kadim düşlerimi
Adem'den kalma
çok sesli bir suskunluğun ortasında
Kitabelere düşmüş
bütün sorguların
Diblere bastırılmış,
tüm söylemlerin,avunurken
Bulut soylu masallar ile,
yanıbaşına
Gitme takvimler sancı tutmaz
Bilirsin
Değdikçe yüreğime yokluğun
yetim çiçekler açar
direnir gidişine
Her sevda gibi
Acımadan
Dilim lal olmadan
Öfkem çözülmeden gecenin karşısında
Ayın şavkından utanmayıp utandırmadan aşkı
Solyanıma yüreğimden başka muska takmadan
Haykırmak istiyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!