Şu devrin halini seyrana çıktım,
Millet bir hülyaya dalmış gidiyor.
Zamane üstüne şiirler yazdım,
Dümensiz gemiyi salmış gidiyor.
Dümensiz gemiyi yürütür kaptan,
Şu devrin halini seyrana çıktım,
İnsan nerden gelmiş, nere gidiyor.
Denize bakıp da kaptana şaştım,
Dümensiz gemiyi salmış gidiyor.
Dünyasın küsmüş, bana darılır,
Turnalarla semalarda,
Uçup geldin hanemize.
Nağme yaptın temalarda,
Akşam vakti gece bize.
Yaradana şükrederek,
Bahar seli gibi çağlayıp coştun,
Uslanmazsın sen hiç öğüt nafile.
Set çektiler ama üstünden aştın,
Uslanmazsın sen hiç öğüt nafile.
Kanadın olmadan uçmaya kalktın,
Bir güzel uğradı bizim yaylaya,
Beni benden aldı Yayla Güzeli.
Şavkı düşmüş suya, benziyor aya!
Şu gönlümü çaldı Yayla Güzeli.
Bir kelam eyledi, yüzüme baktı...
Bir batında geldim fani dünyaya,
Beni dünden aradım bulamadım.
İnsanlık yolunda yürüdüm yaya,
Beni handan aradım bulamadım.
Karıncaya bile kıyamadım ben,
Ben gülüşümü karanlıga salıverdim.
Ben severken yüregime yenik düştüm.
Ben unutulmaz ayrılıklar yaşadım.
Bir gece vardır ya
Sabah asla olmayacak gibi gelir
İşte o gecelerden birinde
Uzaklardan bir ses gelir,
Söyler gülüm gülüm diye.
Garip bülbül figan eyler,
Ağlar gülüm gülüm diye.
Değme tabip yaremn deşme,
Ne kadar güzelsin, ne kadar şirin,
Ben sana hayranım ey mahmur gözlüm.
Kimseler dolduramaz hiç senin yerin,
Ben sana vurgunum ey mahmur gözlüm.
Sanki irem bahçesinde bir gülsün,
Canımızda bir cansın!
Artık aramızdasın.
Ne büyük nutluluk bu!
Süphan'ımdan bir tas su,
Işıdı kalbimize,
Nida sunarak bize.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!