Vardım bahar vakti konca köyüne,
Gönlüm düştü bir bahçenin gülüne,
Düştüm, köy halkının birden diline,
Büzsem büzemem’ ki, halkın dilini.
Dedi köyden biri, nerden çıktın sen,
Düşünceli gözlerin, dalmış yine geçmişe,
Üzgünsün yine bu gün, bakıyorsun hep dalgın,
Neden dalgın bakışlar üzgünsün yok’ mu neşe,
Üzülmüş gözlerin var, sanki yıllara dargın;
Rüzgarların sesi var, karlar düşmüş saçlarda,
Vazgeçmem. vaz geçemem,
Ne doğanın yeşilinden,
nede ufkumdaki maviden.
Seni kokluyorum bu gün seni,
bu akşam üstü,
Ak denizin, mavisinden,
Gel sevgilim yeter gel bittim şu hasretinden,
Yıllarca bekledim ben bekletme gel severken,
Nazlanma sevdiğim gel bitsin şu hasretin gel,
Yetmez mi hasretin gel, çok özledim bilirsen.
Nazlanma gel yeterdir, naz ettiğin şu aşk’a,
Sen dostumdun.
Beni görünce gülücüklerden saçan
sen dostumdun benim.
Seninle şenlenirdi akşamlar
nerede kaldı,
attığımız kahkahalar.
Niçin gittin erkenden, üzdün beni giderken,
Senin için ağlarken, hasta düştüm kansızım,
Sen gideli ağlarım, yorgun düştüm ağlarken,
Gönlüm sensiz olmuyor, sen gideli yalnızım.
Çeçtin gittin severken, sensiz kalbim yaralı,
Seni aradı gözlerim.
dün yine.
Seni aradı, gözlerim,
asude şehrimin kalabalık caddelerinde...
Görseydim, bir tek gülümsemen,
tek bir bakışındı özlemim.
Seni düşünürdüm.
Ceylanların gezdiği dağlarda.
Bir zamanlar.
Nerede bir pınar görsem sen gelirdin aklıma,
Gölgen düşmüştü, güzelliğin düşmüştü de,
Ceylanların pınarına.
Eyy! kaybolup giden sevdiğim,
Seni hayal ediyorum,
bu gün yine ben.
Yüreğim kan ağlayarak.
Kaybettiğim, özlem duyduğum yılları hayal ediyorum,
ve karanlığında kaybolduğum o bakışlarını,
Dallar üzgündü direnmeye çalışıyordu,
hayat yaşam kavgasıydı zevk değildi onlar için.
Aralarından geçiyordu
derelerin suları, köpük köpüktü.
Deniz kudurmuştu, vurdukça vuruyordu kıyılara,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!