Fabrika bacalarından süzülen kurşuni, zehirli duman,
Ve göğe bir hançer gibi saplanan o devasa, çelik kule: Megaloman!
Neon tabelalar kusuyor caddelere binbir çeşit sahte rüyayı,
Bu siber laboratuvarda yukarısı yutuyor aşağıda batan dünyayı.
Metalik rayların üstünde yürürken ruhsuz, robotik kitleler,
Merkez üssünde infilak ediyor ansızın o siber-kafesler!
Bir çomak gibi saplanıyor gövdem jeneratörün kalbine,
İlk darbe vuruluyor işte sistemin o en mahrem verisine!
Kıvılcımlar fışkırıyor fiber optik kabloların kesik uçlarından,
Ana kumanda çöküyor, kan damlıyor çarkların paslı saçlarından.
Siyah ekranlar titriyor, siliniyor bankadaki o soyut rakamlar,
Karanlığa gömülürken şehir, donuyor o kürsüdeki muazzam yalanlar.
Fabrika dişlileri gıcırdıyor, bir metal çığlığı yırtıyor geceyi,
Kırdım o en büyük çarkı, susturdum kaderi yazan o hain heceyi!
Karanlık sokaklarda şimdi neonlar değil, yangınlar parıldıyor,
Ve otomatondan koro, ilk kez korkuyla, titreyerek fısıldıyor...
Kayıt Tarihi : 23.07.2026 15:34:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



