Ben seni bir duanın tam ortasında buldum…
Kalbim yere düşerken,
ellerim bir yıldıza uzanmıştı…
Ve sen,
gökyüzünün sabırla sakladığı bir sır gibiydin.
Ruhumda açan ilkbaharın
en narin menekşesiydin.
Sen aşk kokuyordun,
ben dua ediyordum, aşkınla yanmak için.
Bir yer ayırmıştım, yüreğimin gül bahçesinde
Sen açtın, ve
Sesini ilk duyduğumda,
melekler sustu…
Sen konuşurken,
Kalbim, dizlerinde yatmış gibi oldu.
Yaradanın, içime ektiği ilk huzurdun,
ve ben
o huzura başımı koyup
ömrümü uyutmak istedim.
Sen gelince,
geçmişim sus pus oldu.
Acılar, mahçup bir çocuk gibi köşeye çekildi.
Bütün suskunluklarımı sen konuştun,
ben içimden “evet” dedim:
Aynı kitaptan aynı sayfayı okurmuşuz gibi,
aynı düşte yıkanmışız gibi…
Seninle tesadüf yoktu.
Sen bendeydin.
Ben sendeydim.
Aşka dair ne öğrendiysem,
senin gözlerinle başladım yazmaya.
Bir tespih tanesi gibi geçti günler.
Ve her tanede sen vardın.
ben seni, kalbimin kıblesinde buldum.
Bir papatya tarlasından yürür gibi,
bütün hüznümü ezip geçtin.
Bir bakışınla
kırk yıllık uykularımı dağıttın.
Kalbim, içine sen düşmeden önce
hep eksik atmış..
Ve sen gelince
gökyüzü, adını yeni öğrendi.
Bulutlar, gülüşünü örnek alarak
yeniden şekillendi.
Bense seni, hiç kimsenin dokunamadığı, günahsız bir kalp diye sevdim.
Ve..bir kalbin
en derin yeri nereyse,
oraya senin adını yazdım, ömür boyu
silinmesin diye..
öneri fon :https://www.youtube.com/watch?v=k-fmdOt9Zvg
Poyraz Can
Kayıt Tarihi : 24.7.2025 12:18:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!