Bayburt'lu Hilesi...
Trabzon'dan öteye aşk şekil değiştirir
Finduk yağı erkeğin saçının jölesidur
Sevda daha genç yaşta çok mezarlar estirir
Ne var bunda şaşacak; laz, yarın kölesidur!
Aşktan bir laf açılsa, abartmayı severler
Hikâyeyi dinleyen, sorar; neyin nesidur?
Temel ile Tursun'u, yüceltirler, överler,
Sanırsın lazlar aslan, bıyığı yelesidur.
Lazoğlunun hüneri; bilmeden ahkâm kesmek
Top görse limon sanır, futbolun pelesidur!
Çok tebessüm etsem de, nasib olmadı küsmek!
Yörenin laz Ziya'si gönlümün cilesidur..
Hangi lazı gördüysem güzel şiir yazıyor
Hiciv, laz uşağının biftek, bonfilesidur
Kem söze cevap vermek, kalemimi bozuyor
Hem sataşmak hem kaçmak, Bayburt’lu hilesidur.
Güzel huyları yok mu? Onu da belirtelim
Trabzon'un kızları zerâfet lâlesidur
Bir övgü daha dizip, falakadan yırtalım
Karadeniz yöresi mertliğin kalesidur.
beğenmemiş!
"Hiiiç Begenmedim..."
Mecit
***
Bir methiye yazdım dosta
Kel'in biri beğenmemiş.
Aklı sıra koyar posta
Sebebine değinmemiş.
Meyleder boş çalgılara
Sapar türlü algılara
Gönül denen dalgalara
Bir kez olsun sığınmamış.
Alaman'ın kiracısı
Yoksulumun şiracısı
Elbette çıkar acısı
Her gün bitmez böyle yemiş.
Uymaz bir türlü horona
Kıskanır, gider zoruna
Hay! Ben senin kamburuna
Desem aldırır mı memiş?
Adı memiş, sanı memiş
Dostundan hep kazık yemiş
Anlaşılan acı gelmiş
Gürlemeyin yağın demiş..,
Mehmet Ziya Dinç
Cevap;
Çok Hoşuna Gidiyorsa...
Çok hoşuna gidiyorsa, var kafana göre takıl
Yaram yok ki gocunayım, tebessüm ettim sadece.
Saç dediğin sanki ne ki? Makbul olan asıl akıl
Varsın bana "saçsız" desin; saçları gür, aklı cüce! ...
************************************************
Yazdığım bir şaka idi; haddim değil posta koymak
Ne kıskandım kalemini, ne gücünü ettim inkâr
Yapım değil dostu kırmak, hır çıkarmak, gözü oymak
Maksat güzel yazmak ise, o kalemden bende de var.
************************************************
Ne çalgıya meylederim
Ne de bir kem söz ederim
Sadece nefsim' güderim
Bana seni gerek seni...
************************************************
Kiracıyız bu âlemde; Alaman da, sen de ben de
Yüz yıl sonra sen de yoksun, "benim" dediğin beden de
Maharet gönül yapmaksa, marifet nefsi güdende
Tüm gayretin beyhudedir, bu dostun sana darılmaz...
Vaz geç Ziya'm şu hicivden; gönle hicivle varılmaz!
************************************************
Horon, Zeybek bilmem; lâkin, henüz çıkmadı kamburum.
Sinirlenip sıktıgımda, su çıkıyor kara taştan
Ben bir garip KELOGLANIM, dertli çalar hep tamburum,
Rabbimden tek dileğim var; yarat beni yeni baştan...
************************************************
Alnım açık, yüzüm aktır; adım belli, şanım belli
itibarım sınır aşmış, nâm salmısım, şanım belli
Varsın gurbet kader olsun; varsın yaşım olsun elli
Değil mi ki Ziya dostum; sırtım kolay gelmez yere
Nere gitsem geziyorum, hep göğsümü gere gere...
Mecit AKTÜRK
Mecit AktürkKayıt Tarihi : 3.09.2011 20:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu dizeler Ziya dostumun "yoksul" için yazdığı şiire yaptığım yorumda yazdığım iki kelimeden kaynaklanmıştır; "Hiiiç Beğenmedim..."




TÜM YORUMLAR (1)