Biz seninle olamıyoruz.
Ben Arktika’yım, sen Antarktika.
İkimizin de elleri buz.
Ben doğu’yum, sen batı.
Her ip çekme oyununda
Ortasından kopartıyoruz halatı.
Biz seninle olamıyoruz.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Ne güzel işte soğuk soğuk.. Biri Afrika olsa, değilinin iklim coğrafyası erdirdi ;)
Yüreğinize sağlık... Saygılarımla
Bir şairin hayalleri gerçekleri kadar doğrudur.'ZIT ' kavramı çok değerli bir şiirle çok hoş anlatılmış.Kalemle yapılan tanımlar daima yol gösterici ve kalıcıdır.beğeniyle okudum. tam puan +ant. kutluyorum. selam size.
Kimden : İbrahim Vedat Çarpar (Bay, 34)
Kime : uzungemici / cevat çeştepe
Tarih : 08.02.2013 22:45 (GMT +2:00)
Konu : [barisa-davet] ....GECEYE CEVAT ÇEŞTEPE ŞİİRİ...
Zıt
Biz seninle olamıyoruz.
Ben Arktika’yım, sen Antarktika.
İkimizin de elleri buz.
Ben doğu’yum, sen batı.
Her ip çekme oyununda
Ortasından kopartıyoruz halatı.
Biz seninle olamıyoruz.
Ben katot’um, sen anot.
Cevat Çeştepe
TEBRİKLER ÜSTAD..DAHA NİCE GÜZEL ŞİİRLERE...
Ben doğu’yum, sen batı.
Her ip çekme oyununda
Ortasından kopartıyoruz halatı
ÖZELLİKLE BU KISMI BENİ MEST ETTİ...SAYGILAR
Uzun yazılmış şiirlerinizden sonra bu şiirde kısa ma çok uzun içerikliymiş gibi geldi. Evet usta olmayınca olmuyor işte :-) yine çok derin ve güzel yüreğinize sağlık...Saygılarımla.
Aslında birlikteliklerin-sevdaların demiyorum- özeti niteliğinde olmuş bu şiir. Bir mıknatısı kırarsanız, kırdığınız noktadan birleştirmeniz imkansızdır.. Hatta iterler birbirlerini, aniden sırt sırta verirler. Usta'ya sonsuz saygılar.
doğu ile batı... sürekli doğuya gidince batıya gelinmezmi.
saygımla...
Bu kez az sözle çok şey anlatan şiirinizle farklı bir söyleme imza atmışsınız.
Tabii ki anlayana, bir de anlayıp anlamamazlıktan gelenler var.
Bizler söyleyeceğimizi söyleyelim de o anlamak istemeyenler nasıl olsa bir gün eyvah diyip hatırlarlar...
Zıtlıkların beraberliklere dönüşmesi dileklerimle tekrar iyi bayramlar diyorum hoşça kalın.
Doğru tanımlamaya ne denilir... Kanımca hiç birşey söylenmez ve sadece alkışlanır. 'Dirliği yaratan birlik değil ikiliktir. Birlikte sadece tekillik aranır.. Kutluyorum dost.. Sevgiler, başarılar...+10
:)) çok hoş şiir..
üsdat yine güzel yine içten yazılmış,canı yürekten kutluyorum,kalemin ve yüreğini üsdat
Bu şiir ile ilgili 26 tane yorum bulunmakta