Tam kapiyi acacaktim ki; kapinin aralik oldugunu gördüm.
Aksam karanligi cökmek üzereydi. Bu saatte o, genelde odasinda olur, camdan
Ailesinin bütün fertlerini yıllar önce yitirmişti. Yaşlılara ait bir bakımevinde kalıyordu Ikinci derece akrabalari ile bağlantısı vardı, onlar ara sıra gelip onu ziyaret ediyorlardı. En büyük zevki bulmaca çözmekti. Etrafı çok karışıktı,bir gün yardımcısı düzenlemeye kalktığında ona dedi ki kızım ben bu karışıklığımın içinde kendimi daha huzurlu hissediyorum.
Genç kadın anlamıştı. O karışıklığınında kalmasını istiyordu. Belkide karışık etrafı ile
bazı boşlukları dolduruyordu.
Savaş yıllarını arkasında bırakmıştı. Yalnız olmasına karşılık kimsem yok diye sızlanmıyordu. Bütün eski dergilerin bulmaca sayfalarını alıyor onları çözüyordu. Ufacık şeylerle mutlu oluyordu. Sabahları televizyonu açıyor müziğin ritmiyle oturdugu yerden dans ediyordu. Engelli biriydi. Bir yere tutunmadan ayakta durması imkansızdı. Ama o çoğu sağlam insanda daha güzel bir hayat yaşıyordu. Dört tekerlekli bir arabası vardı ona tutunarak yürüyordu,.yapacaği işleride ona tutunarak yapıyordu..
Yaşlı kadın anlatıyordu bu gün çok neşeli bir şekilde uyandım. Neşesi yüzünde ve hareketlerinde okunuyordu.Bayram şekerini bekleyen çocuklar gibiydi.Bayramlıklarımı giymek istiyorum dedi yardımcısına. Yardımcısı tabii o zaman dolaba bakalım hangisini giymek istiyorsunuz? Tarif ediyordu siyah etek ve ceket içinede beyaz gömleğimi giyeceğim. Evlenirken giydiğim kıyafet. Yardımcısı dolabı açtı. Yazlık ve kışlıklar ile dolap tıka basa doluydu. Önce bir dolaptan öbürüne yazlıklari yerleştirdi. Sonra kalın örgü dokumalı siyah bir etekle üzeri altın işlemeli bir çeketi buldu.şimdi sıra beyaz gömleği bulmağa gelmişti. Öyle bayramlığa benzeyen bir beyaz yoktu.bulduklari bir iki gömlek içinde bazılarının düğmeleri yoktu, sonradan anladığına göre kadın kendisine dar gelen gömleklerin düğmelerini söküyor onları elbise dolabında bulunan askıdaki elbiselerin üzerine boydan boya geriyordu ki tozlanmasınlar diye.Duşunu aldırdı,elbiselerini giydirdi.Buldugu beyaz gömleğin düğmeleri kapanmıyordu. Anlamı yok kızım bu bana olmaz sen o içeride ki açık yeşil renkli gömleği getir. Açık yeşil renkli gömleği getirdi. O renkte yakışmıştı siyah takımın içine...Çok güzel bir sesi vardı, şarkı söylüyordu, oturdugu yerden. Sanki on yıl gençleşmis gibiydi. kendimi çok mutlu hissediyorum dedi. Mutlu olmanız harika bir şey diye yanıtladı yardımcısı.
En azından seninle sohbet edebiliyorum diğerleriyle iki kelime edilmiyordu, geliyorlardı
hergün aynı şeyi soruyorlardı. Konuşmanın içerigi her gün aynı iyi uyudunuz mu? Bu sözü duyduğumda artık sinirlerim tepeme çıkıyordu. Sonra taklidini yapiyordu eski yardımcısının
karga gibi sesiyle iyi uydunuz mu? diyorlardı.Tüm iletişimimiz bu kadardı,
iyi ki sen sormuyorsun; hani gelip deseler bu gün de yagmur yağıyor. Senin yanında mutluyum. Kendimi rahat hissediyorum. Sevinmişti yardımcısı. Bu gün şarkıların ardı arkası kesilmiyor bazende operadaki sanatçılar gibi sesini inceltip kalınlaştırıyordu bu yaşta bu ses!
Frankfurta gidince, biletleri secince
Antep direk deyince, iste o an bayram olur
Su gönlümde seyran olur
Gözlerinde arzunun yerine;
Sevgiyi istiyorum
Bütün benliğimle seviyorum seni
Uzatma ellerini;
Kalbini istiyorum
Ayrılık çanlari çalarsa bir gün
Aç yaralı bebelere taş göndermiş, taş kalpliler
oysa ki biz papatyayı incitmeğe çekinenlerdeniz
Değil ki tenine,ruhuna zarar gelsin insanın
Yardımlar engelleniyormuş, insanlarımız bölünmüş
şüphe düşmüş içlerine, nasıl bir agacı kurt kemirirse
şüphe salınmış ayrılmış türk, kürt diye
O gün okuldan gelirken adamin biri kustatlim´in yoluna cikip kustatlima sormus: Kürt müsün? Türk müsün?
anneside meraklanmis acaba nasil bir cevap verdi diye.
Peki sen ne dedin diye sormus? Insanim dedim. Adam kala kaldi. Türk kürt ayiriminin olmadigi ailelerde cocuklar böyle yetisiyor: Kus tatlim sinifini gecmisti. Annesi onunla ne kadar gurur duysa azdi.
Bad Hersfeld
Gelince biraz daha büyümüs biraz daha esmerlesmisti.Türkiyede istedigi gibi tatil yapma
imkani bulamamisti. Türkiyedeki yakinlari calismak zorundalardi. Kustatlim bir tatil
beldesine gitmek istemis ama kendisine kim eslik edecek. Ikide bir de annesine beni bir yere
Kadına şiddete hayır!
Bazen düşünüyorum. Biz toplum olarak neden kadın ve erkeği ayırıyoruz ki? Insana şiddete hayır demeliyiz.
Ya hayvanlar; onların ki can değil mi? Doğada her şey varken kendi damak tadımız için biz insanlar ne kadar vahşileşip onları kesip yiyiyoruz. Hiç de suçluluk duymadan. Üstünde uzun uzadıya düşünmek istemiyoruz. Ha şu kadın konusuna gelmek istiyorum. Ya oturup düşünüyorum. Her erkeği bir kadın dünyaya getirdiğine göre, peki durup dururken bu erkek milleti nasıl oluyorda kadına kötü davranıyor şiddet uyguluyor?
Bunları doğurduktan sonra bir kadın eğittigine göre, nerede yanlış yapmış kadınlar diye düşünmeden edemiyorum. Bir çocuğun hayatındaki en önemli varlığın anne olduğuna inanıyorum. Eğer toplumda şiddet varsa her anne kendini sorgulamalı ben nerde yanlış yaptım diye.
Vazgeçtim
Bunu bana; en çok sen kanıtladın
Değmiyormuş…
Bir yabancı gibi davranışın
Sevgi de yetmiyormuş
Tüm kapılar kapanmış




-
Uğur Şahin
-
Zeynep Sekerci
-
Birol Hepgüler
Tüm Yorumlarkalemine sağlık Zeynep hanım.
“Yere” mim olmadan “yârle” lam olmaz.
Görmemişken bile, yüreğim kaldıramaz.
Cemalini göreyim, cennetten de geçerim
O Kevser şarabını, sonsuza dek içerim.
Tesekkürler
Değerli şair, dost ve arkadaşlar. Benim için değerli olan okuyup listeme aldığım şiirleriniz listemden bilgim ve haberim olmadan silinmiştir...! .. En ufak bir dahlim olmayan bu olaydan büyük üzüntü duyarak şiirlerinizi antolojim sayfama yeniden sıraya göre yüklemekteyim. Sevgi,saygı ve selamlarımla ...