Veysel Karani
Yüreğinde aşkın ateşi vardı
Anaya bağlıydı, hürmet kazandı
Dünyaya sığmayan,sırlı bir yârdı
Veysel’in yolları, nura uzandı.
Vurdular
Taştan olan şu odam
Şahidim her an sodam
Yar olmadı bu adam
Dallarımı kırdılar
Yüreğimden vurdular
Yağmur yağıyordu aradığında.
Dışarda yağmur, telefonda sen.
Nasıl mutluyum bir bilsen.
İyiki Kalbimdesin.
Varlığın en güzel ödül.
İçtiğim çayın kokusunda sen varsın sen.
Yağmurun Dili
Gece uzadıkça
yağmurun dili keskinleşiyor.
Her damla,
“kal” demediğin bir vedaya dönüşüyor.
Yaktığın Gibi Yanarsın
Kalem ne yazarsa, asi'lik etmez
Benide yaktığın gibi yanarsın.
Şiirler yazardı, dertler yetmez
Benide yaktığın gibi yanarsın.
Yalancı
Adını yazdım gecenin karanlığına
Rüzgarlara sordum seni
Esip geçti bitti dedi
Savurdum yıldızlara
İster ışık saç, ister sevdiğini söyle
Kendimi her yerde mutsuz fazlalık hissederim.
Çocuklarım eşim dostum
Akrabaların yanında bile
Tek başına kaldığımdan da
Ah bilemedim kıymetini
Özledim ah dedim ah
Yaprak misali
Yaradan renkleri, güzel yaratmış.
Rüzgarla biçerim yaprak misali
Çok hayran olurum özel aratmiş.
Rüzgarla geçerim yaprak misali.
Kafamın içinde tek, sen vardın sen yaraydın Yokluğun yüreyimde ,geceden de karaydın
Perişanım gelipte, kollarımla saraydın
Bayramla seyran geçti, yar bir türlü gelmedi.
Bekledim acılarıma, merhem sürersin diye
Bedbah olan ömrüme, bir yön verirsin diye
Yasak Mı?
Seyret şu halimi, ne hallerdeyim,
Sevmiyorum demek, yasak mı bana.
Leyla’nın gezdiği o çöllerdeyim,
Sevmiyorum demek, yasak mı bana.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!