Nöbetteyiz Elbette
(Ya Da Necati’yle Dertleşme)
Rumeli’de esen Yunus yeliyim
Mevlâna Sarı Saltuk Hacı Bektaş Veli’yim
Şar Dağı Aliş’e türkü yakan sazın teliyim
Geçti o
Akasya dalları coşkusuyla
Öğretmen okulu günlerindeki gibi
Deli dolu
Sırılsıklam aşık
Öyle de bir huyum var işte
Omuzların sıvazlanmasını sevmem
Beş para etmez
Sözde adamların önünde
Heykel kesilip ceketinin düğmesini kapatan
Minnacıklara acırım
Vardım Ki Brod’a
Kara bir kış günü
Vardım ki Brod’a
Bağdaş kurup oturmuş güneş
Tepeleri bembeyaz karlı
Bir tren kalksa gardan
Göç aklıma gelir
Yağmur kar yağar
Yüreğim üşür, üşür düşlerim
Sel vurur gönül hanemi
Dermanı kalmaz dizlerimin
ÇOK GÖRDÜLER
Sokak sokak
Köy şehir demeden
Göç ettik
Vatan diye bağrımıza bastığımız
Dil Yangınım Var
Kosova Kavşağında
Bugün lâpa lâpa kar yağıyor gülüm
Tanrının armağanıdır belki de
Evlilik yıldönümümüze
GÜLÜŞÜN KAMÇILADI
(Bu şiir de senin)
Zemheride bahara kavuşmanın muştusu gibiydi gelişin
Sormaya dilim varmadı
Neydi ansızın o masum gülüşünle kamçıladığın
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!