Zera Princ, Balkan kökenli bir şairdir.
Şiirlerinde aşk, kayıp, yalnızlık ve içsel kırılmalar temalarını işler.
Farklı dillerde yazdığı şiirlerle aynı duygusal çekirdeği korumayı hedefler.
Şiiri, insanın iç sesi ve suskunlukları arasında bir köprü olarak görür.
Kalbin daha hızlı attığında,
ve o sebebin kim olduğunu bildiğinde,
işte o gerçek hâldir,
o hâlin adı aşktır.
Birini özlediğinde,
Sonun yaklaştığını hissediyorum,
aşkımızın alevi sönüyor,
gözlerim bir gözyaşı nehri döküyor,
yüzünü bir gülümseme süslüyor.
Bir gülümsemeyle kalbi kandırmak istiyorsun,
O, diğer kadınlardan daha tutkulu değildir,
sırf Çingene olduğu için uğur da getirmez,
gizemin bir karşılığıdır, keşfedilmemiş bir bölge,
daha düne kadar bir yabancıyken kalbi fetheder.
Sana şakayla aşkımı itiraf ettim,
sen ise şakayı ciddiye aldın,
benim yaramaz aşk oyunuma
gerçek aşkla karşılık verdin.
Sen sevgimi koşulsuz istiyordun,
Kendini ezdirme, ne kendine ne de dünyaya karşı,
ne kadar dibe vurursan vur,
bir zamanlar olduğun o çocuğun
karşında dursa senden utanmasına izin verme!
Hayat, çocukken kurduğun bir rüya değil,
Senden sonra zaman durdu,
hayat bütün anlamını kaybetti,
şair hüzün üzerine yazmaya başladı,
ve bir zamanlar aşk şiirleri yazardı.
Seni atlatmak istedim,
Yaralarıma dokunma,
beni yaktığını bildiğin halde,
başkasına gitti,
nehir aşağı akan bir yaprak gibi.
Yaralarıma dokunma,
Seninle mutluluğu paylaşmayı severdim,
her senin hüznünü içime çektiğimde,
tıpkı göğsümün gözyaşlarını içine çekmesi gibi,
sen kollarımda ağlarken,
sana hâlâ acı veren geçmiş yüzünden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!