ENGELLİ ÇOCUKLAR, YURTTAŞLAR BİZİM...
***** ZİHİNSEL BİZİM *****
Elinden tutarak sokakta yürü,
Sevgiyi, şefkati üstüne bürü,
ENGELLİLERDE SEVER... ORGAN BAĞIŞLA
***** ENGELİM YOK *****
Sevmek sevilmekte bizlerin hakkı,
Bir gün dönüş yapar yitirsen aklı,
ENGELLİNİN ÖNÜNDE ENGEL KALMASIN...
***** ENGEL KALMASIN *****
Sağlıklı insandan olsa da farkı,
Yakınında yanan ateş olmasın,
ENGEL VAR... ENGEL SİZSİNİZ
Merhaba gönül dostlarım. Tüm insanlığa saygılar, selamlar, sevgiler ileterek konumun içeriğini paylaşıma sunuyorum. 3- Aralık dünya engeliler günü dolayısıyla yurdumuzun bir çok bölgelerinde engelli vatandaşlarımızın da katılımlarıyla çeşitli etkinlikler gerçekleşti. Yaşamın engelinin olmadığını bize yaptıkları gösterilerle, el sanatlarıyla, hal ve hareketleriyle kanıtladılar.
Duyarlı bir vatandaş olarak daha önce ki engellileri programlarına iştirak edip engellilerle ilgili şiirlerimi paylaştığım gibi bu önemli günde de izleyici olarak katılsam da bu günün anısına yazılan şiirlerimi müdürlerine ilettim. Ben de işitme kaybı engelli olarak kendimi onlardan biri gibi hissediyorum. Her organın apayrı bir değeri var birinin noksanlığı bunu kanıtlamaktadır.
EN GÜZEL YILLARIMIZ GEÇİP GİDİYOR.
Merhaba saygıdeğer gönül dostlarım. Zamanın su gibi akıp gittiğinin sanırım herkes farkındadır. Saatimizde ki saniyenin koşar adımlarla gittiğini izliyorsunuz. Onun ardından dakikada emin adımlarla ilerlerken saat ibresi de devamlı yer değiştiriyor. Yirmi dört saati tamamlayınca da bir günün kayıp gittiğine şahit oluyoruz. Günler çoğaldıkça hafta , haftalar çoğaldıkça ay, aylar çoğaldıkça da bir yılın nasıl tükendiğinin farkına da varamıyoruz. Üstelik kutlamalar yapıyoruz.
Şahsımıza baktığımızda aynalar gerçekleri söylüyor. Fotoğraf arşivlerimiz anılarımızı tazeliyor ama o günleri asla geri getiremiyor. Bebekliği, çocukluğu, gençliği gözümüzden sinema şeridi gibi zaman tünelinin içine dalıp çıkıyoruz izliyoruz. Sonuçta keşke şöyle kalabilseydik, keşke böyle kalabilseydik diyerek yakınıyoruz. Yakındığımız kişilerle bizden farklı değil ki.
Onlarında yaşadığı güzel anıları da mazide kalıyor.
DÜĞÜNE Mİ GELDİNİZ, YOKSA SAVAŞA mı? ...
Duyarlı yüreklere merhaba. Saygılar, selamlar iletiyorum size. Konumun içeriğini kavradıkça sanırım verdiğim mesajlar muhataplarına ulaşacaktır. Her yuvanın temelinde, oluşumunda mutlaka dualara da ihtiyaç vardır, ilahi sözlere, eğlencelere de. Her iki ailenin isteği doğrultusunda söz kesilip nişan merasimi gerçekleştirdikten sonra düğün tarihi belirlenerek hazırlık başlar.
Oğlan evininde, kız evininde davetlileri tek tek seçme şansı yoktur. Hısım ve akrabaların katılması, yakın komşuların katılması, oğlanın ve kızın okul ve meslek arkadaşlarının katılması ata dostlarının katılması elbette doğaldır. Bazen davetiye dağıtırken bile en yakınını heyecan dan unutabilirsin. O kişi bana davetiye vermediniz dese de: Sen düğün sahibisin davet gerekmez diyerek hatanı tamir etme yoluna gidersin. Araya davetsiz misafirde giriyor.
DÜNYADA EN YAYGIN HASTALIK SEBEBİ..
Merhaba saygıdeğer gönül dostlarım. Geçmişten bu güne kadar gelen her daima tehlike saçan tütün ürünleri, alkol türü zararlı maddeler dünyanın en yaygın hastalık sorunu olmaktadır. Madde bağımlılığına yol açan eroin, esrar, kokain, bonzani, amonyak, tiner, morfin içeriği haplarda ölümcül, korkutucu ve ürkütücü.
Puro, nargile, likör, konyak, votka, şarapta tehlikelidir.
İçenin yanında duran da etkilenebiliyor. Buna benzer örnekler çok yaşanmıştır. Tiryaki ile, pasif içici arasında elbette fark vardır. Günde üç paket sigara içen tiryaki ile bir paket sigara içen tiryakinin gırtlak borusu ve ciğerini incelediğiniz zaman, bir de hiç bağımlı olmayanı yan yana getirince de aradaki farkı da algılarsınız. Soba borusunun kirlenmiş isli haliyle gırtlak borusunun kirli hali neredeyse ne yazık ki yarışır duruma gelmektedir.
DÜNYADA HER CİNSTEN İNSANLAR VAR..
Yaradan Allah'ıma halimize binlerce şükür diyerek konuyla ilgili düşüncelerimi paylaşıma sunuyorum. Saygılar, selamlar size gönül dostlarım. Gerçekten dünyanın bir çok yerinde her cinsten insanlarla karşılaşmak mümkün. Belkide içinizde kaç ülke dolaştı da bu duyguya kapıldı diyenleriniz olabilir. Kıyamet alametlerinden biri çoktan ortalıkta yerini aldığı gibi hafızalarımızı da sürekli işgal etmeye başladı bile.
Nedir bu diyeceksiniz! .. Öğrendiğim dini bilgilere göre dünyanın bir ucundan bir ucunun görünmesi kıyamet alametlerindendir deniliyor. Çeşitli uydu yayımlarının, o yayımları topluma yansıtan kanalların sayesinde, küçükten büyüğüne kadar her evde sanki kullanılması zorunlu olan İnternet ortamı, bilgisayarlar sayesinde, Dünya genelinde çekilip oynatılan milyonlarca adet filmler sayesinde görebilmek mümkün.
DÜNYADA İLK ŞİİR,İLK ŞAİR ve İLK ŞARKI SÜMERLERE AİTMİŞ...
Bunu yazmak aslında önce bir araştırmayı gerektiriyordu.Benim kendi bilgilerim ve netten yaptığım bir kısa araştırmadan sonra elde ettiğim sağlam bilgileri size sunmak istedim...
Hikaye şu Sümerlerde rahibe kadınların çocuk doğurması yasak dı.Ama içlerinden biri bu kuralı çiğnedi ve bir çocuk sahibi oldu bu çocuğu da öldürülmesin diye nehre bir kayıkla bıraktı çocuk o zaman bir kral olan birisi tarafından bulunur ve büyütülür bu bir kız çocuğu idi kız belli bir yaşa geldiğinde evlendirilir evlendirildiği kişide bir kraldır bu kız krala ilk gecesi için sevgisini belirtme adına bir şiir yazar bu şiir tarihin de ilk yazılı metin olarak bulunmuş şiirdir.(bu arada söylemek lazım ki farklı zamanlarda gerek mezar taşlarına yada tapınaklara yazılmış metinler vardır ama şiir anlamında ve sadece bu amaçla yazılmış ilk şiir olarak bu kabul edilir)
Bu şiirin yazarı bir kadındır.Evet tarihte ilk şiiri yazan kişi olarak bir sümer kadının ismi geçer.Şiir özellikle krala yani eşe olan bağlılığı sevgiyi ve arzuyu ifade edilmek için yazılmıştır.Amaç o zamanın anlayışına göre oldukça önemli olan krala saygı ve bağlılıktır.Ama şunu da unutmamak lazım ki kadın her devirde kadın ve her yerde kadın.Şiir bu anlamda zamanında öte ifadeleri kullanıyor olsa da o tarihleri ve inanışları düşünürsek aslında oldukça masum bir şiir...
DÜNYALIK ZEVKLERDEN ARTIK VAZGEÇİN...
Merhaba saygıdeğer gönül dostlarım. Konu başlığım dünya hayatında gerçekten önemsenecek, benimsenecek bir husus. Bizleri yoktan var eden Rabbımız elbette maddi ve manevi yaşantımızdan sorgu suallerle huzuru mahşerde imtihan edecektir. Dünyasını çok seven uhrevi alemi önemsiz görüp kulluk görevini yerine getirmeyenlerin amel defteri boş çıkacaktır.
Dünyalık zevklerin üstüne odaklananlar şeytana da kanarlar nefsine de yenik düşerler. Ben Müslümanım diyenler dini vecibeleri de yerine getirmeli. Dünya ve ahiretini eşit düşünmeli. Tek taraflı düşündükçe kaybetmeye zemin hazırlamış olurlar. Sevdiğim insanların azap çekmesine de gönlüm razı olmaz Allah korusun cehennemde yanmalarına da gönlüm razı olmaz.




-
Barış Yeşilçimen
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlarakıcı hoş bir şiir emeğinize yüreğinize sağlık zeki bey.P.PEHLİVAN
Haftanın Zeki ÇELİK'e nica başarılar diliyorum.
TÜRK ŞAİRLER BİRLİĞİ grubu adına