Takılıp kalıyorsa, gözlerim gözlerinde
Neden diye sorma hiç, bunda senin suçun var
Kopuyorsa fırtına, sevdanın denizinde
Kumsalda dalgalanan, altın sarı saçın var.
Hayale dalıyorsam, ne günahım var benim?
Hayatını tespih yapar
Kliplere imza atar
Aşk Müzik’le yatar kalkar
Sol gösterip, sağdan çakar
Tayfun Soydemir tutulmaz
Açık bırak kapıları
Bu gece de uykusuz kal
Sürün güzel kokuları
Telefonu sessize al.
Bir avuç toprak aşkımın özü
Ve o toprağı bırakmamak,yar etmemek kimseye...
O toprak için şehit olurum,gazi olurum
Odur benim namusum,onurum.
O toprak için kan kusarım da,
Kızılcık şerbeti içtim derim.
Bol köpüklü ayranı
Vardır birçok hayranı
Edremit’i Havran’ı
Balıkesir Yörükleri
Kıvamında höşmerim
Savrulan saçlarında koklarım
Yurdumun başak kokulu, buğday tanelerini
Çektikçe nefesini içime Akdeniz dolusu
Gözlerin gelir aklıma, deniz mavisi…
Selvi boyunda sıra sıra yükselir kavak ağaçları
Al pembe yanaklarında renk bulur, batan güneşin kızıllığı
İçim kanar yine sensiz ateş yanar tutuşur
Sever gönül nice ıssız gecem nasıl kavuşur?
Bahar gelir kelebekler; çiçek, böcek buluşur
Sever gönül nice ıssız gecem nasıl kavuşur?
Nice sevgiye aç sen de gönlünü
Sevgi uzatırmış insan ömrünü
Bir güneş doğarmış karanlıklardan
Düğüne benzermiş artık her günü.
Ateş kor olup da yanar bağrında
Kızıl saçlı gelinin, duvağıdır örtülen
Yüreğime işliyor, gölünde gün batışı
Tarifsiz kıyı boyun, gönüllere can veren
Van şehri aşıkların, canlar yakan bakışı
Bu sıkıntı, bu çile
Senin için çekilir
Elinden zehir bile
Şerbet diye içilir.
Bu uykusuz geceler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!