Dosta gül verdim güldü
Dosta gül verdim ağladı
Dosta gül verdim gül dedi
Dosta gül verdim ağla dedi
Boynu bükük kaldım yine
Derdi derde saldım yine
Ben ağladım sen güldün ya
Matemlere daldım yine
Gönülden yaralıyım
Dertli başım eğmeyin
Özümden karalıyım
Bugün bana değmeyin
Seversem nur saçarım
Bir gece vakti girdin düşlerime
Daha o vakit sevdim seni
Âşık oldum görüntüne, adına
Vuruldum sessizliğinin sesine
Vazgeçemiyordum artık senden
Gün geçtikçe benden bir parça oluyordun
Sen gül gez bağ-ı gülistan içinde
Ben ağlarım derdi figan içinde
Bin derdim var hepsi başka biçimde
Sen gül gez bağ-ı gülistan içinde
Bulutsuz yağmur imkânsız
Ateşsiz duman, başaksız harman
Kervansız yol, çöllerde su imkânsız
Sensin ey yar gönlüme derman
Yareme merhem, katlime ferman
Gelse de ölüm can vermem
Gözlerinin rengini hatırlamayacak
Kadar küçüktüm
Seni kaybettiğim de
Ve kimseye soramayacak
Kadar utangaç
Seni sormak
Efkarımdan perişanım ben
Aklımdasın divaneyim ben
Etrafında pervaneyim ben
Yar yoluna mübtelayım ben
Vakit daha ne vakit dolacak
Beklerim beklerim geçmez zaman
Genç ömrüm baharında solacak
Dilerim boynum bükük bir aman
Dünya dedikleri zindan sanki
Senin şanssızlığın bana mı vuruyor
Yoksa
Benim şanssızlığım senide mi vuruyor
Söylesene sevdiğim
Bu şanssızlık kimin şansı
Ömrümün Çile Faslını Yaşıyorum
Ah ah! bir gün görürmüyüm beklediğim günleri
Çıkar mı yeryüzüne yüreğimde sakladığım kelebekler
Söyleyin, söyleyin bu yürek vuslatı daha ne kadar bekler
Bedeli ızdırap olan daha kaç hükmüm var
Derdimin dermanı sandığım güller neden hep erken so ...
ağlayan gelincik ağlatan gelincik....... gelincikler kendi güzelliğinin farkında olmayan tek çiçeklerdir... bilirmisin sevgili zehra..... gelincik kokusu geldi burnuma......sıcak şiirlerini bir gelincik hassaslığında kucakladım... başarılar.....