Sükûtun nehridir / kalbdeki cevher,
Lafza bükülmeyen / derin efsundur.
Gölgesi ruhuma / düşerken seher,
Mizanı dosdoğru / tutan füsundur.
Yollar çetin ama / heybemiz nurlu,
Yarına açılan / kapıdır sabır.
Gözlerde o ışık / vakur, onurlu,
Yorulmak dediğin / sanki bir kabir.
Hileli tartılar / kırılır bir gün,
Karanlık burçları / yıkar bu avaz.
Milletin sinede / sakladığı dün,
Kutlu bir şafakta / eylerken niyaz.
Öksüzün ahıyla / sarsılır mizan,
Alın teri, arşın / gülü sayılır.
Uykusuz geceden / doğunca ezan,
Zulmetin tahtları / bir bir yıkılır.
Toprağın bağrında / saklıdır sırlar,
Zalim sarsılacak / surlar önünde.
Paylaşım ruhuyla / coşunca kullar,
Güneş secde eder / hakkın yönünde.
Yürüyor bu kervan / menzili ak ak,
Sırtını karanlık / fırtınaya dön.
Dağlar ve nehirler / şahittir, bak,
Zamanın bileği / büküldüğü gün.
Yüklendi bu omuz / en ağır andı,
Ufuktaki nura / adandı canlar.
Terazi kuruldu / sular uyandı,
Şimdi vuslattadır / kutlu zamanlar.
Fidanlar büyüyecek / yurdun bağrından,
Çocuklar pay alacak / hakkın kârından.
Mizan devrolurken / taze bir ele,
Bu mukaddes dâvâ / düşecek dile.
ENGİN TOPKAN (31.07.2026)
Engin TopkanKayıt Tarihi : 31.07.2026 09:17:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İthaf: Gecenin uykusuz bağrında adaleti heceleyen sâf yüreklere, alnının akıyla yarını selamlayan fidanlara ve maşerî vicdanın sönmez meşalesini elden ele taşıyan uykusuz gözlere... Şiir; Zamanın kırık aynasında bir damla sükût... Kuşlar göğün kalbine yürürken, kelâm hırkasını giyinir toprak.



