Yorgunluktan bitkin vücutlara
Koyu gölgeli bir ağaç
Susuzluktan kırılacak canlara
Serin sulu bir göl
Yolunu kaybetmişlere
Binlerce yön levhalarıyla dolu bir yol
Burası İtalya'nın başkenti Roma
Sana geldim Paola.
Roma istasyonu kalabalık
Bense yapayalnızım orada.
Sokaklarında ürkek ürkek dolaştım
Belki görürüm ümidiyle seni aradım.
Anlatamaz sana olan duygularımı
Kelimeler aciz kalır,
Düşünmedim, düşünemem de
Bu hayat sensiz nasıl yaşanır.
Yağmur damlacıklarının dökülüş misali
Dökülür gözlerimden yaşlar
İşte o an sen yoksan yanımda
Sıkıntım başlar.
Kafamın içi karmakarışık olur
Sensizliği hatırlatan duygularla boğuşurum
Çocuklarım torunlarım
Yakamı bırakmaz sorunlarım
Onlar benim sevdiklerim
Onlar benim dostlarım.
Gardaşlarım arkadaşlarım
Sana olan duygularımı
İstemem sözlerle anlatmak
İsterdim ki bir cerrah olup
Tüm sevgimi kalbine kazmak.
Gidin şeytanlar gidin
Burda size sevgi yok
Burda size saygı yok
Burda size hiç yer yok.
Gidin şeytanlar gidin
Yokluğun bir çığ gibi
Büyüyorsa içimde
Ne kadar korkunç
Ne kadar acımasız
Olsa da olmayışın
Elden ne gelir...
Ogün yoktun
Şekeri elinden alınmış çocuklar gibiydim.
Ogün yoktun
Avare dolaşan serseriydim.
Doğmak
Kainata göz açmak
Kapayıncaya dek
İşte budur hayat.
Büyümek gelişmek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!