Gün uzak,
Işık uzak,
Uzanan kadınların elleri uzak
Ay uzak,
Gündüz uzak,
Uzaklar uzak.
O gül rengi hüzne ne oldu?
O çocuğa ne oldu?
Ay karardı bak.
Lambalar söndü.
Bir bir söndü.
Bir sen kaldın,
Bir gün ansızın eve geldin,
Üzgündün,
Dudakların solgundu,
Öptüm yeşerdi.
Yanaklarından sonra boynunu öptüm,
Utandın,
Ozanları getirttim,
Uzaklardan dağlardan.
Meyve yeşili ellerini,
Ve ince tatlı gülüşünü,
Ve sana dair ne varsa,
Özledim.
Önce saçlarımız dökülecek,
Sonra dişlerimiz,
Ben! Ben sevgilim sana hasret öleceğım.
Tokat'ta nere varsa arşınladığın mekânım belledim.
Tuttum yüreğimin tahtına oturttum seni
Daha ne söyleyeyim.
Uykusunda ölsün bir çocuk.
Annesi alsın götürsün.
Rüyada olmasa da.
İlkyaz, yediveren gül,
Kara dut eğrildi, yaşlandı.
Gün, kahverengi.
Geldim oturdum senin başında,
Sen gelmedin.
İyilik meleği sandım,
Kötü olamaz dedim,
Sen gelmedin.
Sen nereye gidiyorsun!
Ellerime bak yalnız bak,
Kopan gülü gör,
Bitmeyen fırtınayı.
Ellerime bak!
Ayrılık çeşmelerinden,
Serçelerin aydınlanmasını bekliyordum,
Ellerim baharda kaldı.
Sarı zemin ve üstü kar.
Kar gitti,
Çocuk gitti,
Serçelerin aydınlanmasını bekliyordum.
Sen ve bulut,
Sen ve rüzgâr
Yağmurları severdin.
Sana yağmur olamadım.
Geldi Eylül, gidecek yaz
Sonyaz'da gel, bu sonyaz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!