1974 Ocağının beşi sabahı Ankara'da doğmuştur. Kimliğindeki “nüfusa kayıtlı olduğu yer” bölümünde yazılanlar ise; Sivas'ın Şarkışla kasabasına bağlı Sarıkaya köyüdür. Ankara'ya 1964'lerin göç dalgası ile gelmiş ve “doğdukları yerde doyamayanlar” hanesine yazılmış bir ailenin son çocuğudur. Ailesinin on dört yaşında Ankara’da bırakıp memlekete göçmesiyle, hem hasretliğin hem de tek başına kalmışlığın verdiği duyguyla daha bir sıkı sarılır kağıda kaleme. Sosyal bir çocuk değildir, şiirle büyür. Daha sonra bağlama ilgisini çeker, kendi kendine öğr ...
Kır çiçekleri gibi,
Ne kadar çokmuş sevginin rengi,
Görecek ömrüm varmış
Koklayacak günüm,
Derdi ellerim
birde oğul sevgisi.
Böyle olurmuş a benim canım,
Zaman yelleri
göğsüne göğsüne
vurdukça hançerini
kanar
acırmış etinde canın.
Saat yediden sonra,
Kepenkler çekildikten,
Elimi,
Tüm kirli hesaplardan yıkadıktan,
ciğerlerimi,
asetilen
Bu yel
nerden gelir böyle
uzak uzak,
Kayıpmıdır,
yorgunmudur,
bir yol dursa da
Güldü mü yanakların esmer çocuk
Göremiyorum.
Bir uzatsan yüzünü
Kentin duvarlarından,
Alnıma değesi
Kanıma giresi
Amacını yitirince eller,
iki böğürde
iki dal kırığı gibi kurur,
sorgusunu kaybedince dudaklar,
öptüğü toy,konuştuğu yara kalır.
Kaldırdım da bir an başımı
Kırlangıçlar geçiyordu
altı üstü gök,
çatladı gözbebeklerim
göreyim derken bakışlarında,
bu kentte yaşadıklarımı
Açık denizlerden geldim
Üstüm başım hasret,
Kıyılar gördüm küskün dalgalı,
Kıyılar,
Göğsü kayalıklarla yaralı.
Kiminde
adın türkülere fidandır gülüm
söyledikçe açar serpilir dalın
seni yangınların yakamadığı
seni şarkıların anlatamadığı
seni saçları kömür karası
dağların dağların yürek yakanı
Seni sevdiğim
Tırtılın
kelebek oluşu,
Bir zaman menzile ulaşmak
Zor zahmetli,
bir zaman uçarak,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!