Bazen susmak, kendi kabuğuna çekilmek, tüm dünyaya kapıları kapatmak, sessizliği dinlemek ve o anı yaşayıp hissetmek gerekir. İşte, böyle zamanlarda insan; kalbini toparlayabiliyor, ruhunu iyileştirebiliyor, yaralarını sarabiliyor ve en doğru kararları düşünerek alabiliyor.
Aslında, bize en iyi gelen şey yine kendimiziz. Yeter ki, doğru frekansı yakalayıp mantığımızı ve duygularımızı kontrol altına alarak hareket edelim. Hala nefes alıyorsanız, hayata tutunmak için başka bir sebebe ihtiyacınız yok. Bu dünyada size sizden daha çok değer verecek bir insanı bulmanız ćok düşük bir ihtimal.
Ey benim ömürlük kara sevdam
Yirmili yaşlarımın öksüz baharı
Vuslatının yerine hicranı mı tattırdın
Koca dünya bir yana senin yerin bir yana
Sen severken de güzelsin öldürürken de güzel
Hazin vedalarım değilsin ve ürkek edalarım
Hasta imparatorluğu bölüşürken düşmanlar
Umutsuz bir bekleyiş içindeydi insanlar
Cenkten cenge koşarken yorgun düşmüş askeri
Bir esaret uykusu sarmış Devlet-i Aliyye'yi
Açlık ve kıtlıkla boğuşuyorken millet
Mevzu derin dünya hali
Güle meftun bülbül gibi
Deli divaneyim şimdi
Senin için yar
İki gözüm iki çeşme
Aşk bitti bitiyor kalbim sancılı
Çok eskiden kalma bende bu acı
Her veda bir öncekinin ezberi
Unutmak kolay mı sevgilim seni
Yar ellerimi tut gözlerime bak
Başka olur yiğidin sevdası
Yüreği yanık gözü karadır yiğit dediğin
Hasret tütsede bağrında alev alev
Ayrılığın acısı bir ok gibi saplansada kalbine
Yiğit sevdasından ağlamaz asla
Yas tutar karalanır gamlanır belki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!