Yürek Yangını Şiiri - Yorumlar

Veysel Sari
394

ŞİİR


12

TAKİPÇİ

Sen hiç yüreğinin yandığını hissettin mi evlat?
Ama öyle alelade bir sıcaklık değil; hani sanki göğüs kafesinin içinde bir mangal tutuşturmuşlar da, her nefes alışında o ateş daha da harlanıyor gibi... Dumanı genzine kaçar da bağıramazsın ya, sesin tellere takılır kalır, işte tam öyle bir sızıdan bahsediyorum. Bakma benim böyle dimdik ayakta durduğuma, içimde ne fırtınalar koptu da ben o gemileri karaya vurdurmamak için paslı halatlara sarıldım. Avuçlarım kanadı, dizlerim titredi ama kimse duymadı feryadımı. İnsan en çok sustuğu yerden yaralanırmış meğer; biz hep bağıranın acısı var sandık, oysa asıl yangın, tek kelime etmeden kendi külünde boğulanların içindeymiş.

Hasret dediğin ne garip bir prangadır, vurdu mu zinciri ruhuna, adım attırmaz adama. Bir fotoğraf karesine bakıp o eski kokuyu ciğerlerine çekmeye çalışmak mıdır özlem, yoksa her gece aynı rüyaya yatıp hep o karanlık uçurumun kenarında uyanmak mı? Ben özlemeyi, bir kentin yabancı sokaklarını adımlarken her köşe başında senin gölgeni, her kalabalıkta senin sesini ararken öğrendim. Sanki kapı her çalındığında gelen senmişsin gibi irkilmekten, her telefona "belki bir nefes" diye sarılmaktan yoruldum ama yine de vazgeçmedim. Çünkü insan, beklemekten vazgeçtiği gün gerçekten ölürmüş.

Hatıralar, insanın yakasını bir türlü bırakmayan o eski, vefasız dostlar gibidir. Bazen bir ezgi gelir oturur tam boğazının ortasına, yutkunamazsın. Bazen de bir rüzgar eser, ansızın geçmişin tozlu kokusunu getirir burnunun ucuna. "Neydik, ne olduk?" dersin kendi kendine. Bir zamanlar gülüşüyle koca bir dünyayı aydınlatan o adamın, şimdi kendi karanlığında bir mum alevi bile yakamadığını görmek insana koyuyor. İşte o çaresizlik var ya, o insanın belini büken, saçlarına zamansız aklar düşüren tek şeydir. Elin kolun bağlıyken, sevdiğin her şeyin parmaklarının arasından kum gibi kayıp gidişini izlemekten daha ağır ne olabilir ki?

Tamamını Oku

Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta