Bu aralar mahallenize
Geceleri bir adam musallat oldu
Sokak sokak geziyor
Sizin ev dahil tüm evleri inceliyor
Korkma takipteyim
Salı gecesi Ali Bakkal'ın
Rüzgâr bir takvim yaprağı getirdi
Bilmem hangi yılın hangi ayın kaçı
Bana her yıl sen, her ay sen, her gün sen
Saatler sen, dakikalar sen, saniyeler sen
Gün sen, gece sen
Yüreğimde sen
Karanlık insanların ayıbını gizler
Demiş lüzumsuzun biri
Aşık için ağlamak ayıp olur mu hiç
Lüzumsuz insandan fütursuz söz işte
Sevdayı ya tanımamış
Ya da yanından geçmemiş
Bugün hasılat günü
Yani cuma
Cami avlusunda
Merdiven önüne oturacağım
Önce Hoca Izzet gelip başımı okşayacak
Sonra cemaat peşine devam edecek
Aşk namına kalbimde yanan alevleri
Gözyaşları döke döke söndürülmüyor
Senden bana kalandır mazinin külleri
Yaprak değil ki, silkelenip dökülmüyor
Vuslat umuduyla beklediğim günleri
Hayat bitiyor, hasretini tüketmiyor
Bu gecenin şafağında
Sen giderken zaman durdu
Hüzün yüklüydü bulutlarda
Renk renk açan çiçekler soldu
Aşkın kanununda vardı
Seni,
Kelime kelime yazsam
Ömür yetmez
Rakam rakam yazsam
Zaman yetmez
Adım adım arasam
Yeşil gözlerin içinde
Baharda seni anarım
Aşık bülbülün sesinde
Yazımda seni sorarım
Tenim titrer zemheride
Kışımda seni ararım
Ne gün doğumunda geldi
Ne de gün batımında gitti
Seni bekleyişlerim
Ne şiirlerimde haykırdı
Ne de kalemi bitiminde kaldı
Senin gözyaşın bile salınarak akardı yanaklarından
Senenin ilk yazı bile nazlanarak gelirdi kıştan
Mechuller diyarinın aşıklar sahilinde girince koluma
Kaç senenin kaç kem gözün nazarı bakardı ardımızdan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!