Ben sana şimdi bir şarkı
yani ben sana bir şarkı
bir şarkı yazıp söylesem
nereden başlarım nerde
nerde takılır kalırım
ben seni nasıl anlata
Yer yüzünde canal De,
Gök yüzünde canal De,
Seni gidi ay dede...
Önce can suyu ve sonra aşı
Anlamadan dinlemeden
kırdın k/alemi
güldürüp üstümüze
varım mıydı bu tümden çıkış mı
Beni benle çarparsan
eksik kalır işlem
çıkarma yaptığında
sonucuna katlan
sonuç sen olursun
şimdi der miyim hiç ne olursun
Yüreğimin tavan arasında saklıymış;
Çatıda ki kuşlar getirdi...
Yanda ki çeşme de şahit.
Ne kadar yunulsa da çıkmazmış ki acısı
Bir çok kadının evrakı,
Çek şu namluyu burnumun ucundan
oraya kuşlar konacak
her biri göçmen
her biri yurtsuz yuvasız
birazdan
Eskiden bir sukûnet bir huzur vardı ki evlerde
serin avlu loş odalara çekilmiş perdeler
nerde o yaşayanlar nerde o eski vakur evler
çay cam bardakta huzur sabahçı loş kahvelerde
artık maziye çekilmiş boydan boya bir perde
Rüyamda iki dut ağacına kurulmuş bir salıncakta sallanırken aniden bir kartal belirdi tepemde.
ve kanatlarına alıp uçurdu beni kolon vurup havalanmışken.
Açık bir arazide indirdi beni seni akşam buradan alır götürürüm dedi kuş diliyle.
Çocukken az çok kuş dili öğrenmiştik ya ben başımı salladım o da uçtu gitti muhteşem kanatlarıyla. Biraz yürüdüm hava sıcaktı ağaçlarla kaplı bir yolun ağzında biraz durakladım bir de çeşme vardı çeşmeden su içip yola devam ettim önüme yüksek duvarları sarmaşıklarla kaplı bir bahçe çıktı, bahçenin kapısı yarı aralıktı. Bir adım atıp içeriye şöyle bir baktım.
bir kanepede on yaşlarında ki kız çocuğu yere kadar uzanan saçlarını tarıyordu. Bahçe ağaçlarla çiçeklerle eşsiz bir manazaraya sahipti.
Erbabından oyalanma babından
Sevgili Ağustos böceği
Dün bütün gece sabaha kadar yine benimleydin
Bu güzel müziğini neye borçlusun
Öğret bana da notalarını
ERGUVANLI mor KADIN
Kendisini Erguvanlı mor bir mevsim olarak düşleyen kadını düşlerken, ona ne giydirsem ki tereddüdünde önce turuncu; evet turuncu dediysem de vazgeçtim.
Turuncu şımarık, mavi gitgide çeliğimsi bir hal alan üşüyen ama yine de parıltısını kaybetmeyendi. Soğuk soğuk parlamasına üşütmesine izin veremezdim. Yeşil dedim. Iıh o da değildi, kadın gençti ve de yas tutmadığına göre siyah da olmazdı; ama siyah asildi, siyahla beyaz arasında kaldım ki yine mütereddittim.




-
Mustafa Bay
-
Mustafa Bay
-
Mustafa Bay
Tüm YorumlarAğzımızın tadı, huzurumuz, ruh sağlığımız bozulmadan, iyi bir bayram geçirmemiz dileği ile, sevgiler, selamlar...
Sağlık, esenlik ve 2024'ü aratmayan bir yıl dilerim,
Sevgi, saygı, muhabbetle...
Gündemi ve "insanı" meşgul eden tüm kirliliğe, nefret ve ayrıştırma diline rağmen, "ağız tadıyla" iyi bayramlar dilerim...
Saygı, sevgi ve muhabbetle...
Mustafa Bay