Elin iti yabancıya havlarken
Bizim itin yabancıdan farklı Yok
Zaman döner,dünya döner,gün döner
Büyük küçük bir birinden farklı Yok
Saygı duyup el öptüğüm insanlar
Kuru gazel düştü gönül bağına
Bilemedim baharmıdır yaz mıdır
Gönül derdi ele hikaye gelir
Feryat etsem deli gönül az mıdır
Saçlarım döküldü aklarda dúştü
Her çıkışın inişi olduğu gibi
Karanlık gecenin sabahı vardır
Güvenme gençliğe güvenme mala
Unutma kefen de mezar da dardır
Düşünmesin gayri öte dünyayı
Girdim gönül bağlarına
Gül'den geçilmez geçilmez
Kokladım bir gonca gül
Ondan geçilmez geçilmez
Tomurcuktu kıyamazdım
Sizden mal mülk para istemem
Kazandığım helalimi yiyemem
Dilim dönmez pişman oldum diyemem
Bana bir fatiha gönderin oğul
Kimse aramıyor kimse sormuyor
Yuvayı yapan dişi kuş derler
İçine edende o imiş meğer
Kişiye verilmez boşuna değer
Yıllardan sonra öğrendik meğer
Hayat engebeli yürümek çok zor
Dünyayı toz pembe gören
Bir söyleyip beş de gülen
Gençliğine çok güvenen
Geçti benden geçti benden
Geceyi gündüze katan
İyi kötü düşünmedin genç idin
O güzel günlerin geldi de geçti
Yaşamımın kıymetini bilmedim
Bunca zaman boşa geldi de geçti
Bir gün görmedim geçti ömrümüz
Mezarımı bilmesende
Al bayrağa bakıpda gel
Aldığım o yüzükleri
Parmağına takıp da gel
Muradımız kaldı yarım
Ne dedim de gülüm seni küstürdüm
Bir öpücük verde gel barışalım
Su için gittiğin pınar başına
Gel Allah aşkına biz barışalım
Üzülmeni istemem kıyamam sana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!